Telefonla Dünya Kupası Maç Nakli
– Bak, şimdi, benim radyoda maç spikerliğimde belki en önemli ilk olay, 1966 Dünya Kupası'ydı. TRT bizi final maçını anlatmak üzere Londra'ya yolladı. Ben de organizasyonun başkanına kadar çıktım. Adam gayet nazik, güler yüzlü, fakat alay ederek "Sizin Tey-ar-ti (TRT demek istiyor) dün mü öğren­ di Dünya Kupası maçlarının oynanacağını da bugün başvuru­ yor? Dört yıl evvelden bütün kulübeler dağıtıldı, bitti..." dedi. – Ve adam haklıydı galiba... – Tabii haklıydı. Bizimki Türk işi işte...Adam "Yani naklen yayını yapamayacaksınız" dedi. Ben kolay kolay pes et­ medim. "Bana" dedim, "bir telefon verir misiniz?" Adam bir kahkaha attı. "Yoksa telefonla mı anlatacaksınız" diye sor­du. "Ben aynı zamanda gazeteci olduğum için" dedim, "ga­zeteme yazı geçerim". Adam ona da "peki" dedi. Bunlar maçtan iki gün evvel oluyor. – Ama maçta siz kulübede değilsiniz. – Basın tribünündeyim. Sağım solum ünlülerle dolu. Dün-ya çapında ünlülerle... – Basın tribünü orada da bizdeki gibi miydi? – Biraz değişikti. Bazı ünlü spor yazarları özel yerlerde oturuyordu. Bir de kalabalık kısmı vardı. Ben o kısımda, basın tribününün yazarlar bölümündeyim. Düşünün, dünya­nın dört bir yanından gelmiş yüzlerce tanınmış gazeteci. Hepsi oturup maçı izliyor. Ama hepsinin önünde telefon var. İşte "ilk on beş dakika" diye yorum yazdırıyorlar. Sonra da sessiz sedasız maç izleyip not alıyorlar. Hafif sesle de telefon­ da konuşuyorlar. Ancak içlerinde biri var, artık manyak mı dediler, garip mi dediler, deli mi dediler, fanatik mi... bilemi­ yorum ne deyim buldular, ara sıra ayağa da kalkıp "Şimdi sağ­dan iniyorlar" diye maç anlatıyor. Ve bu maç yayını maç baş­lamadan 5 dakika evvel başladı. Bir maç 90 dakikadır, etti 95. Adam haftaymda da 15 dakika durmadan konuştu. Neden? Hat kesilirse bir daha bağlanamaz
Rasyonel ve Kaliteli İnsan Bulma Rehberi – Kendi Deneyimlerimden
Anlaşamama İhtimali Algoritması (Azalandan Artana) Bir insanı profiline göre taradığında, onunla "Rasyonel bir düzlemde anlaşamama (Aptallık yüzünden tıkanma) ihtimali" en düşük olandan en yüksek olana doğru kesin sıralama şöyledir: %10 - %15 Risk (Kusursuz Rasyonel Bölge): Profilinde sadece yüzsüz nesne/doğa resimleri olan veya sadece isim-meslek yazan düz profiller. Bu bireylerle rasyonel anlaşma şansın en yüksektir. Zaman ve enerji yatırımı yapılabilir. %20 - %25 Risk (Verimli Entelektüel Bölge): Profilinde somut üretimlerini, projelerini veya okuduğu kitapların rasyonel pasajlarını paylaşanlar. Zihinsel dünyaları aktiftir, nedensellik bağları güçlüdür. %70 - %75 Risk (Sınırda Primat Bölge): Profilinde burç/MBTI gibi şablonlar barındıranlar veya sürekli yapay grup eğlenceleri/ayna karşısı kas videoları atanlar. Bu kişilerle sığlık duvarına çarpma ihtimalin oldukça yüksektir. İletişim yüksek sürtünmelidir. %80 - %85 Risk (Tehlikeli Onay Bağımlılığı): Aşırı filtreli sahte yüzler, lüks tüketim sinyalleri, kolay para vaatleri ve kronik mağduriyet sözleri barındıran profiller. Rasyonel bir zemin kurma şansın neredeyse yoktur; zira karşındaki zihin tamamen dışsal onayla ve illüzyonlarla beslenir. %90 - %95 Risk (Mutlak İletişimsizlik / Tam Aptallık Teşhisi): Biyografisinde pasif-agresif gizemli göndermeler olan, defansif/kibirli duvarlar ören ve en önemlisi kitap/felsefe platformlarında dekolte/kas sergileyerek ilgi dilenen profiller. Bu gruptaki bireylerle rasyonel bir anlaşma kurma ihtimalin yoktur. Değişkenlerin toplamı bilişsel yetersizliği kesinleştirir. Göründüğü an elenmelidir.
Biyoloji
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ve ben en uygun sözcüğü ararken “yüreğin çöllerinde”senin bir kanat vuruşuyla birden böyle karşıma çıkman? Bana düşlerini anlat syf-95
Şiir
Kafiye uyumlu cevap 95
Bu soru yeri karışmış olmalı bu şiirin yerinde redif sesi var☺️ yanlışmış cevap 94❌ 
Bir Emevi mirası: Sorumluluğu Allah'a atmak
Kur'an'da anlatılan "kader" kozmoloji için konan ölçüleri-yasaları ifade eder. 1 Bu bağlamda insanın kaderi de "özgür iradesi ile yaptığı seçimler" ekseninde ölçülendirilir. 2  Bu sebepledir ki seçimlerimizin sonuçlarının getirdiği sorumlulukları vardır. İşte bu sorumluluklardan kaçınmak isteyenler kendi tercihlerinin, kararlarının yol açtığı sorunlarla yüzleşmekten kaçmanın yolu olarak tüm bunların kendileri dışındaki faktörleri sonucu olduğunu bunun önceden belirlenmiş bir plan/kader olduğunu iddia ederler. Özellikle de sorumluluk toplumsal ise yani siyasi liderler kendi sorumluluklarındaki eylemleri meşrulaştırmak, bu icraatları sorgulatmamak için "Biz yapmıyoruz; bunları bize Allah yaptırıyor" derler. Bu tarihin en eski siyasi manipülasyonudur: Allah'ı kendine kalkan edinip, sorumluyken kendilerini sorgulanamaz kılmak… Yöneticilerin kaderi kullanıp Allah'ı istismar etme taktiklerinin Müslümanların tarihindeki ilk izdüşümünü Muaviye'de rastlıyoruz.  Peygamberimizin arkadaşlarından Hucr b. Adiy'i Hz. Ali taraftarı olduğu için öldüren Muaviye, tepkiler karşısında zor durumdaydı. "Biz yapmadık, Allah yaptırdı bize" diyerek kendisini sorgulanamaz kılmaya çalışmıştı. Emevilerle birlikte "Zillullahi fi'l-Arz" (Allah'ın yeryüzündeki gölgesi) ve "Sultânullahi fi Arzihî" (Allah'ın yeryüzündeki gücü) gibi sıfatlarla kutsallık kazandırılıyor, sultanların her icraatı, Allah adına sayılıyor dolayısıyla eleştirilemiyordu. Çünkü bu yapan, Allah adına(!) iş yapan birisiydi. Muaviye'den sonra yerine sultan olarak varis bıraktığı Yezid döneminde Kerbela, Harre gibi travmatik katliamlarına, kadınlara tecavüzlere, yağma ve yolsuzluklara vb. büyük yıkımlarına gerekçe olarak bunların Allah'ın önceden belirlediği planı/kaderi olduğunu camilerden vaaz ettirmişti.  Bir başka Emevi
Alıntı
"Ramazan'da yapılan bir umre, (sevap bakımından) hacca denktir."(Tirmizî, Hac, 95)
Din