Guineess Rekorlar Kitabı, Fas'ın Fez kentinde 859'da kurulan Karaviyyin Üniversitesi'ni dünyanın çalışan en eski üniversitesi kabul ediyor. Kahire' de 975'te kurulan El-Ezher Üniversitesi de hemen arkasından geliyor.
Ergenekon'da toplam 15 iddianame var. Bizimki henüz hazırlanmadı.
Okumaya başladığım, 86 sanıklı birinci Ergenekon davasının iddianamesi 2455 sayfa; 56 sanıklı ikinci iddianame 1909 sayfa: ve 52 sanklı üçüncü iddianame 1454 sayfaydı. Sanırım bu bile bir dünya rekoru! Niye bu kadar hacimli acaba? Böyle bir hukuki metin olabilir mi? Ne bulunduysa iddianameye konulmuş sanki. Bakınız, 10 yıllık DP iktidarını yargılayan, (ki sanik sayısı 400'ün üstündeydi) Yassıada iddianamesi sadece 312 sayfaydı. 12 Evlül 1980 darbesinden sonra açılan, 587 kişinin yargılandığı MHP iddianamesi 975 sayfaydı. MSP iddianamesi ise 200 say-
faydı. Ergenekon iddianamesinin bu derece hacimli olmasının anlamı neydi; "ne derin bir örgüt ki sayfalara sığmıyor"
mesajı mı vermek? Ya da işin içinden çikılmasını istenmemesi mi?
Sahi neden binlerce sayfa? Amerika Birleşik Devletleri' ndeki JFK suikastını araştıran Warren Raporu 26 ciltti ve içinde hiçbir şey olmadığı sonra ortaya çıktı!
Ömer yatımda şu babadır, şu evlattır diye torpil yoktu. Bir gün Mısır’da evimdeyim; baktım biri kapı çaldı. Açınca gördüm ki Ukbe b. Haris ile halife Ömer’in oğlu Abdurrahman. Bunlar içeri girmek istiyorlardı. Ben buyurun gelin dedim ve yanıma geldiler. Baktım ki boyunlarını bükmüşler, üzerlerinde suçluluk görüntüsü var. Anlatmaya başladılar. “Biz ikimiz dün içtik ve sarhoş olduk. Dinen cezası neyse uygula” dediler. Ancak ben ceza vermek istemeyince halife Ömer’in oğlu Abdurrahman bana, uygulamazsan görevini yerine getirmediğini babama anlatacağım dedi. Bu durumda mecbur kaldım. Halife Ömer’in diğer oğlu Abdullah onların başını tıraş etti. Çünkü o zaman bu cezaya çarptırılan kişilerin önce başları tıraş ediliyordu. Ondan sonra her ikisine de gerekli cezayı verdim/uyguladım ve konu orada kapandı. Bir gün baktım Ömer’den bana bir mektup gelmiş, “Hemen oğlum Abdurrahman’ı acilen yanıma Medine’ye gönder” diye emir
vermişti; ben de gönderdim, ayrıca bir mektup da yazdım, cezanın uygulandığına ilişkin onu bilgilendirmek istedim. Oğlu onun yanma varınca Ömer mektubumu göz önüne almıyor ve oğluna bir daha ceza veriyor. O sırada oğlu feryat edip baba hastayım, katilim olacaksın dediği halde Ömer dinlemiyor. Ceza uyguladıktan sonra bir de onu hapsediyor ve adam bundan dolayı vefat ediyor. Evet; Mısır valisi Amr b. As’ın açıklamaları böyle.Bunu İbni Sad (h.230.ö), İbni Kuteybe (h.276.ö), İbni Abdilberr (h.463.ö), İbni Asakir (h.571.ö), İbni-1 Cevzi (h.597.ö), Muhübiddin Taberi (h.694.ö), Hindi (h.975.ö) gibi bir çok İslam düşünürü işlemişlerdir. Hatta İbni Abdilberr bununla ilgili üst üste dört ayrı hadis aktarmıştır. (365)
365. a) Hindi, Kenzii-1 Ummal, cilt 12/662-665, no: 36013
b) Hindi bunu İbni Sad’ın(h.230.ö) Tabakat’ından aktarıyor
c) İbni Asakir, Tarih-ü
Bir kimsenin hayatta iken bir dirhem (yani 2,975 gr) gümüş sadaka vermesi, ölürken yüz dirhem (yani 297,5 gr) gümüş sadaka vermesinden daha hayırlıdır.