Vasatlığın Gürültüsüne Kanmayanlar ya da Ah Yalan Dünya
10/10
·992 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 18:45
Bazı yazarlar vardır; onların kitaplarını değil, ideolojilerini, felsefelerini, ilkelerini okumak için okursunuz. Ayn Rand da onlardan biri. Toplumu her yönüyle ele almakla başlayıp, avucuna yerleştirdiği Hayatın Kaynağı ile bu bakışı harmanlıyor. Fikri olarak hayatın çok farklı yerlerinde de dursanız, Evelyn Beatrice Hall’in söylediği gibi, “katılmadıklarını söyleme özgürlüğü için canınızı bile verebilirsiniz.” Elbette bunun için, söylediklerine katılmasanız bile onların ifade özgürlüğünü savunacak entelektüel bir yetkinliğe sahip olmanız gerekir. Karşısında haksız olmaktan bu kadar zevk aldığım başka bir yazar olmamıştır; felsefesine karşı çıktığım birçok şey olsa da, sonuna kadar “haklılığını” kanıtlayacak bir o kadar da gerçeklik duruyor önümüzde. Salt edebi beklentisi olan bir okuyucuyu tatmin etme gibi bir kaygısı olmayan Rand’ın edebi yoksunluğu olduğunu düşünenlere şaşırıyorum. Nitekim bir karakteri konuşturmak hemen hemen her yazarın harcıdır; ancak bir “ilkeyi” konuşturmak, ancak çok büyük bir kalemin başarabileceği bir şeydir. Kitabın ismine yaraşır bir büyüklüğü vardır Rand’ın. Onu zalim olarak nitelendirenleri anlayamıyorum, baştacı yaptıkları Nietzsche’nin olsa olsa zalimlik konusunda çırağı olurdu Rand. Çünkü Nietzsche, Übermensch ve ideal insan perspektifinden bakıldığında, zayıf olanı çürümesi pahasına geride bırakıyor; Rand, zayıflığın ahlaki bir hak iddiasına dönüşmesini reddediyor. Bu nedenle Rand’da, hayata ve var olmaya tutunmak için hâlâ çok ama çok güçlü bir gerekçe var. “Ideal” diye bir şey olduğuna her ne kadar inanmasam da, kitabın başından sonuna kadar “kendi yarattığı vasatlık canavarına teslim olan Wynand”in hikâyesi bile tek başına altı milyon yıllık insanlık tarihine dair en hakiki gerçekliklerden birini yüzümüze vuruyor. Güç
Hayatın KaynağıAyn Rand · Pegasus Yayınları · 20213,740 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 4. kitabı
Osmanlı'nın Derdi Ne? Aslında kitabın adı OSMANLI'DA KRİZLER olması lazımdı. "İnsanlık, ulaştığı teknolojik seviye ne olursa olsun, hangi dönemde yaşarsa yaşasın hep krizlere muhatap olacaktır. Belki sadece isimleri ve mahiyeti değişecek ama krizler hep olacaktır." S.10 Bu kitapta Osmanlı'daki krizlere örnek verilmiş. Dini problemler, depremler, Yahudi Galata Bankerleri, savaşlar, yangınlar, salgınlar, soygunlar, iktidar mücadeleleri, hurefeler, Anadolu'daki eşkiyalar, Kahvenin yasaklanması, eksik para basımları, hürriyet sevdalıları.... Yazarımız Koray Şerbetçi, bu noktadan hareketle 6 asır hakimiyetini sürdüren Osmanlı tarihine bir de krizler penceresinden bakmanın yararlı olacağını düşünmüş. Herkesin yaşadığı çağla ilgili biraz teselli bulmasını istemiş yazarımız. Hicri takvime göre 988 yılında Osmanlı toplumu 1000 yılına gelindiğinde kıyamet kopacağına inanıyordu ve her yerde söylentiler çoğalıyordu. Toplum gerçekleşen büyük krizleri buna yoruyordu. Kainat kitabı Hikmet sırlarıyla doludur, Şikayetlerimiz bilgisizlikten, Feryadımız idraksizliktendir. Nabi "İnsanlık, ulaştığı teknolojik seviye ne olursa olsun, hangi dönemde yaşarsa yaşasın hep krizlere muhatap olacaktır. Belki sadece isimleri ve mahiyeti değişecek ama krizler hep olacaktır." S.10 "Kapalıçarşı dükkânları, bitpazarı, Gedikpaşa Hamamı ve çevresindeki mahalleler yirmi dört saat boyunca alev alev yandı. İstanbul ahalisi bu felaketi savuşturmaya uğraşırken yeniçeriler de yangını fırsat bilip her yeri talan ettiler." S.13 İstanbul(1591) başka bir kötü haberle çalkalandı. Ünlü çarşılardan Eski Bedesten soyulmuştu. Yetkililer hiç vakit kaybetmedi. İstanbul kadısı Çivizade Ali Çelebi, Yeniçeri Ağası ve Subaşı hemen soruşturdular. Bedesten on beş gün kapatıldı. Esnaf gözaltına alındı ve hepsine zincir
Osmanlı’nın Derdi Ne?Koray Şerbetçi · Nesil Yayınları · 202123 okunma
Reklam
Puan vermedi·528 syf.··
2025 16. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2025 22:31
Aylar önce aşklı bir şeyler okumak için başladığım ama çok kalın olduğu için ve akmayan ilk 100 sayfa nedeniyle kenara attığım, dün tekrar elime alıp bugün bitirdiğim kitap. Dram sevmiyorum ya. Aile sırları, dram, bir de değişik kıta işleri derken beni sarmadı başta ama akıcı ilerledi sonra. Biraz da artık yeter, sırlar açığa çıksın düşüncesiyle hızlı okudum bence. Lise yıllarında okuduğum V. C. Andrews kitaplarını hatırlattı bana. Konu değil, dil değil; hikayenin işleyişi. Gizliden işler, o karanlık atmosfer… Yine de kötü değildi ama uzatmasalar iyiydi. Aşk ve Savaşın Şarkısı
Edebiyat
Aşk ve Savaşın ŞarkısıDinah Jefferies · Nemesis Kitap · 201681 okunma
Özgürlüğü Yazmak (Simone de Beauvoir)
Puan vermedi
Özgürlüğü Yazmak Simone de Beauvoir “Özgürlük” kelimesi, 8 harflik dev bir kavram… Özgürlüğe dair sözlerimiz, Adem’den Havva’dan bu yana bitmedi, bitmeyecek. Richard Bach’ın “Uçmak bir martının en doğal hakkı, özgürlükse varoluşun vazgeçilmez bir parçası” diyerek tanımladığı özgürlük, varoluşumuzun en doğasına en doğal hakkımız. “Özgürlük, ne pahasına olursa olsun hiç bir zaman pahalı değildir. O, hayatın nefesidir. İnsan, yaşamak için neler feda etmez!” M. Gandhi’ye katılmamak mümkün mü? Aynı şekilde “Tutsaklığın, insan kalbine yerleştiğine inananlar yanılırlar. Vücut, bir efendinin emri altına girebilir, hatta onun malı olabilir, ama dimağlar özgürdür. O, hiçbir kayıt ve şart taşımaz, içinde tutuklandığı duvarlar bile onu kapatamaz.” diyen Seneca, özgürlüğün gücünü de vurgulamış olmuyor muydu? Görmüş olduğunuz gibi Adem’den Havva’dan bugüne “özgürlük” insanlık için önemli bir değer. Kadınların özgürlük çabaları ise, yakın tarihimize dek “eşitlik” kavramıyla eşgüdümlü bir yol izliyor. Kadın özgürlüğünü ve eşitliğini “feministlik kuramı” ile açıklayan Simone de Beauvoir, özgürlük koşucularının başında geliyor. İşte bu dirençli, özgürlük ve eşitlik tutkusuyla dolu Amazon yürekli kadının hayat hikayesini konu alan “Özgürlüğü Yazmak” adlı kitabından söz etmek istiyorum sizlere… Jacques Deguy ve Sylvie Le Bon de Beauvoir tarafından kaleme alınan “Özgürlüğü Yazmak”; geleneksel normları reddeden, özgürlük savaşçısı ve feminist Simone de Beauvoir’in hayatını anlatan biyografik bir kitap. Kitapta yazarın hayatının yanı sıra eserlerinden alıntılar ve fotoğraflar da yer alıyor. Kitabın yazarlarından Sylvie Le Bon de Beauvoir’in, Simone de Beauvoir’in evlat edindiği manevi kızı olduğunu da özellikle belirtmek isterim. “Yaşamım kendime anlattıkça gerçek hale gelecek güzel bir masal.” diyen
Özgürlüğü YazmakSylvie Le Bon De Beauvoir · Yapı Kredi Yayınları · 201772 okunma
Eğitimin Sosyo-Kültürel Şahsiyet Kazandırmasındaki Etkisi
6/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2025 174. kitabı
Eğitimin sosyo-kültürel şahsiyet kazandırmasındaki etkisini eğitim uygulamaları üzerinden tartışacak olursak okulda yapılan eğitim uygulamalarının öğrenci üzerinde ileride kazanacağı sosyo-kültürel şahsiyet üzerinde ne kadar etkili olduğunu görürüz. Sosyalleşme açısından bireyin ilk sosyalleştiği yer ailesidir fakat en güçlü sosyalleşme okullarda yaşanır ve okullarda uygulanan eğitim uygulamaları bireyin topluma sosyal bir varlık olarak kazandırılmasında büyük rol oynar. Eğitim verilen öğrencinin tam gelişmemiş olan sosyal şahsiyet ve statü anlayışını vereceğimiz eğitim ile şekillendirebiliriz. Ayrıca okulda kazandırılan sosyo-kültürel şahsiyet ile bireyin toplum içindeki sosyal aktivitelere aktif bir şekilde katılmasını sağlarız. Okulda yapılacak olan çeşitli kaynaştırma aktiviteleri ile bireyi sosyalleştirebilir ve toplumda sosyal bir varlık olarak yer almasını sağlayabiliriz. Ama bu sadece eğitim ile olacak bir şey değildir. Eğitim sosyo-kültürel şahsiyet kazandırmadaki en büyük etkendir lakin tek değildir. Kalıtım ve bireyin kendi öz benliği kazandırılmak istenen sosyo-kültürel şahsiyete uygun olmalıdır. Birey, eğitim uygulamaları ile kazandırılacak olan sosyo-kültürel şahsiyete uygun değilse ona göre bir program düzenlenmelidir. Grup Araştırması eğitim uygulamalarının sosyo-kültürel şahsiyet kazandırmadaki en büyük destekçisidir söylenebilir. Yapılan grup araştırmaları ile bireyin toplumda ve ayrı ortamlarda rahatça sosyalleşebilmesi kolaylaşır. Birey, kendisine uygun bir yöntem ile yapılan eğitim uygulamaları sayesinde toplum içerisinde sosyalleşir. Ayrıca verilen eğitim sayesinde toplumun var olan kültürü bireye aktarılacağı için topluma uygun değerlere sahip olması kolaylaşır. Sosyolojide önemli birisi olarak bilinen ve yaptığı sosyolojik tetkikler ile
Kitap, İnceleme, Tahlil
Eğitim ve SosyolojiEmile Durkheim · Cem Yayınları · 202011 okunma
Çatı - V.C. Andrews
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2024 66. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2024 23:23
"Sevdiğiniz kişiyi sizden ayıran tek neden ölüm değildi; bunu anlamıştım." Çatı Merhabalar herkese... V. C. Andrews'un kaleminden Çatı adlı kitabın kendimce incelemesini yapmak istiyorum.1979 yılında Dollanganger Serisi adı altında yayımlanan Çatı serisi döneminin fenomen haline gelen ve çok okunan kitaplarındandır. Ben, Çatı'yı ilk olarak 12 yıl önce okumuştum tarihini falan çok net hatırlıyorum. Hafızamda yer eden bazı ayrıntılarını hatırlıyordum fakat bu etkileyici kitabı tekrar okumak istedim. Hangi yaşta okunursa okunsun, aradan kaç yıl geçerse geçsin bariz bir etki bırakıyor okurda. Kitaplığımı düzenlerken gözüme çarptı ve okurken buldum kendimi. Konusuna kısaca değinecek olursam; babalarını kaybettikten sonra zalim ve bencil annelerinin insafına kalan dört çocuğun bir çatı katında yaşanan trajik dramları anlatılıyor. Anneleri Corinne gençken bir hata yapmış, üvey amcasıyla evlenmiş ve dünya zengini ketum babası kızını evlatlıktan ve devasa mirasından reddetmiş. Herşey güzel giderken, Corinne, Christopher ve dört çocukları mutlulukla yaşamlarını sürdürürlerken Christopher bir kazada hayatını kaybediyor ve herşey alt üst olup tersine dönüyor. Çaresiz kalan Corinne dört çocuğunu da alıp babasının malikanesine gidiyor ve babasının onu affetmesi için elinden geleni yapacağını düşünüyor. Fakat büyükbabanın çocuklardan kesinlikle haberi olmamalı. Zalim büyükanne ve kendisi bir plan yapıyorlar ve bunu yaşlı adamdan gizliyorlar. Malikhanenin kuzey kanadının en ucundaki odaya bu masum dört çocuğu hapsediyorlar. Bencil ve zalim anneleri çocukları sürekli kandırıyor. Büyükbabanın ölmesini beklemek yalanıyla yıllarca onları oyalıyor ve akla hayale gelmeyecek oyunlar çeviriyor. Kelimelerle ifade edilemeyecek kadar hassas bir roman.
1000Kitap
ÇatıV. C. Andrews · Altın Kitaplar · 20142,071 okunma
Reklam
Reklam