Osmanlı'nın Derdi Ne? Aslında kitabın adı OSMANLI'DA KRİZLER olması lazımdı.
"İnsanlık, ulaştığı teknolojik seviye ne olursa olsun, hangi dönemde yaşarsa yaşasın hep krizlere muhatap olacaktır. Belki sadece isimleri ve mahiyeti değişecek ama krizler hep olacaktır." S.10
Bu kitapta Osmanlı'daki krizlere örnek verilmiş.
Dini problemler, depremler, Yahudi Galata Bankerleri, savaşlar, yangınlar, salgınlar, soygunlar, iktidar mücadeleleri, hurefeler, Anadolu'daki eşkiyalar, Kahvenin yasaklanması, eksik para basımları, hürriyet sevdalıları....
Yazarımız Koray Şerbetçi, bu noktadan hareketle 6 asır hakimiyetini sürdüren Osmanlı tarihine bir de krizler penceresinden bakmanın yararlı olacağını düşünmüş. Herkesin yaşadığı çağla ilgili biraz teselli bulmasını istemiş yazarımız.
Hicri takvime göre 988 yılında Osmanlı toplumu 1000 yılına gelindiğinde kıyamet kopacağına inanıyordu ve her yerde söylentiler çoğalıyordu. Toplum gerçekleşen büyük krizleri buna yoruyordu.
Kainat kitabı Hikmet sırlarıyla doludur,
Şikayetlerimiz bilgisizlikten,
Feryadımız idraksizliktendir.
Nabi
"İnsanlık, ulaştığı teknolojik seviye ne olursa olsun, hangi dönemde yaşarsa yaşasın hep krizlere muhatap olacaktır. Belki sadece isimleri ve mahiyeti değişecek ama krizler hep olacaktır." S.10
"Kapalıçarşı dükkânları, bitpazarı, Gedikpaşa Hamamı ve çevresindeki mahalleler yirmi dört saat boyunca alev alev yandı. İstanbul ahalisi bu felaketi savuşturmaya uğraşırken yeniçeriler de yangını fırsat bilip her yeri talan ettiler." S.13
İstanbul(1591) başka bir kötü haberle çalkalandı. Ünlü çarşılardan Eski Bedesten soyulmuştu. Yetkililer hiç vakit kaybetmedi. İstanbul kadısı Çivizade Ali Çelebi, Yeniçeri Ağası ve Subaşı hemen soruşturdular. Bedesten on beş gün kapatıldı. Esnaf gözaltına alındı ve hepsine zincir