Rus İsminin Çıkış Noktası & Game of Thrones
Kyiv hükümdarı Volodimir, ideolojik birlik hususunda da çalışmıştı. Başlangıçta Rus' adı, yönetici kesim olan Vikingleri temsil eden bir sıfattı. Zamanla bu isim Vikingler'in yönettiği topraklar ve I. Volodimir ile ailesi tarafından yönetilen insanlar için kullanılmaya başlandı. Ortak bir isim ile sağlamlaşan ideolojik birlik, yeni bir devlet dininin benimsenmesi ile daha da pekişti. Pagan inançlarını zenginleştirmeyi de içeren birkaç seçeneği değerlendirdikten sonra, I. Volodımır 988 yılı civarında, zamanın en kudretli siyasî ve iktisadî gücü olan Bizans İmparatorluğu'nun dini olan Doğu Hıristiyanlığını seçti. Böylece, Rus' kavramı, Kyiv Rus' toprakları ve burada yaşayan halklar için kullanılmaya başlandığı sırada, dini bir anlam da kazanmış oldu. Diğer bir deyişle, yaşadığı yer açısından Rus' olmak ile Doğu Hıristiyanlığının (daha sonra Ortodoks olacak) mensubu olan Rus', bir ve aynı idi. ... Bunların dışında Bilge Yaroslav, Kyiv Rus' Devleti'ni çok olumsuz etkilemiş olan taht veraseti problemini de çözmeye çalıştı. Her Büyük Knyaz'ın ölümünden sonra knyazlar arasında uzun süreli taht kavgaları olmaktaydı. Dahq sonra tahtın babadan oğla geçmesi yöntemini benimsedi. Böylece her knyaz, babası tarafından yönetilen toprağa sahip olacaktı. Bu sistem sonucunda, Kyiv Rus' Devleti, bir nevi özerk ve birbirlerine sıkı bağları olmayan ve kendi hanedanlıklarına sahip knyazlıkların oluşturduğu bir federasyon haline dönüştü. Fakat kısa bir süre sonra rakip knyazlar diğerlerinin topraklarını ele geçirmekten geri kalmadı. Taht veraseti problemi Kyiv Rus' Devleti'nin varlığı boyunca başına bela oldu ve devleti zayıflattı.
Sayfa 54·Kitabı okuyor
Alıntı
İşte Çin'in Uygur düşmanlığı taaaa buralardan geliyor.
Çin tam bir harabeye dönmüştü. Uygurlar halkı yağmalamış, köylerde evler yakılıp yıkılmış, canını kurtarabilenler ise bütün elbiseleri alındığı için kağıtlara bürünmek zorunda kalmışlardı. Ölü blançosu çok korkunçtu 754 yılındaki kayıtlara göre imparatorlukta 52 880 988 kişi yaşıyordu ve 764'de bun rakam 16 900 000'e düşmüştü..
Sayfa 479 - Selenge Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Ermenistan'da devlet imkanları ile gizli gruplar oluşturulmuştur ki, 19 Şubatı 988 tarihinde Erivan'daki, Ermenistan'da Ermeniler yaşamalıdır, Ermenistan'dan Türkleri Temizlemeli gibi antitürk şiarlarla mitingler yapılmıştır. Vilayetin ırkçı Ermenileri onlardan geri kalmayarak, mitinglere başlamışlardır.
Sayfa 44·Kitabı okudu
İran ve Irak'ta 2. yüzyıldan itibaren yayılmaya başlayan Hıristiyanlığın 7. yüzyılın ortalarına doğru Karadeniz sahillerine doğru ilerlediği anlaşılıyor. Süryani kaynaklarından, 644 yılında Karadeniz sahillerinde kalabalık bir Hristiyan Türk topluluğunun bulunduğunu öğreniyoruz. Hatta bu konuda bir de hikâye uyduruluyor. Bu hikâyeye göre; bir savaşa gitmekte olan Han, kar fırtınası sebebi ile yolunu kaybeder. Bu sırada o havaliyi ziyaretten dönen Piskopos Elizah ile karşılaşır. Piskopos bir haç işareti yaparak fırtınayı durdurur. Bu mucize üzerine ismi bildirilmeyen Han ve bütün maiyeti Elizah tarafından vaftiz edilir. Bu metin 680 yılında yazılmıştır. 781'de Nasturi Patriği Thymoth, "Türk Hanı'nın ülkesinin bütün ahalisi ile birlikte putperestliği terk ederek Hristiyan olduğundan" bahsediyor. Sonraki yıllarda Semerkant, Kaşgar ve Tankut'ta piskoposluk, bilahare de metropolitlikler kurulduğuna dair kayıtlara rastlıyoruz. Cengiz Han'dan sonra devlet adamları arasında Müslüman, Budist ve Şamanistlerle birlikte İseviler'in de bulunması Hristiyanlığın Türkistan'da bile yaygın dinler arasına girdiğini ve saygın konumda olduğunu göstermektedir. Hatırlatmak isteriz ki Hulagu Han'ın Türk asıllı karısı Tokuz Hatun da Hıristiyandır. Tokuz Hatun'un bizzat tertip edip Bağdat üzerine gönderdiği or-dunun komutanı Kıtboğa da Türktür ve Hıristiyandır. Müslüman Türkler'in Türkistan'da büyük bir medeniyet kurdukları asırlara rastlayan 1374 yılında bile Semerkant'ta Türkçe yazılmış Nasturi dua kitaplarının varlığından bahsedilir. O halde Balkanlar üzerinden veya Kafkas ötesinden Anadolu'ya gelenler gibi; Türkistan-Horasan veya Türkistan-Azerbaycan yoluyla Anadolu'ya geçen Türkler arasında Hıristiyan kitleler de vardır. Nitekim Cami Baykut, Türkler'in çoğunun Hıristiyan olduktan sonra
Sayfa 115 - Bilgi Yayınevi·Kitabı okudu
Tarih
Zevk ve Pozitif Duygulanım Toleransı
Janet'in değindiği üzere başarılı bir tedavinin en önemli karakteristiği danışanın, “ne kadar zor olursa olsun yaratmak zorunda olduğumuz” (1925, s. 988) zevk kapasitesini arttırmaktır. Danışanın zevk kapasitesine yardım etmek, “dirençte önemli kazanımlar” sağlayabilir (Resnik, 1997). Ancak bu amaca ulaşmanın yolu karmaşıktır. Travma-ilişkili bozukluklardan muzdarıp kişiler, zevk deneyimi kapasitelerinde belirgin bozukluklar gösterirler (Migdow, 2003). Travmatize olmuş birçok kişi kronik depresyon, haz yitimi, hatta zevk alma korkusu yaşayabilir. Travma sonrası depresyon ve korku, zevk alma kapasitesinin eksikliğiyle ilişkilidir ve bu zorluğun altında dopaminerjik sistemlerdeki bozulmalar olduğuna dair birtakım kanıtlar bulunmaktadır (Cabib & Puglisi-Allegra, 1996: Depue, Luciana, Arbisi, Collins, & Leon, 1994; Watson, 2000).
Sayfa 423
“Çeşitli Osmanlı fermanları Türk kadınlarının kıyafeti ile gezip dolaşmalarındaki durumları hakkında erkeklerden kaçmaları konusunda düzenlenen garip hükümler koymuşlardır. Kadınların erkeklerle beraber sandala binmemeleri (23/1/988) ve (24 Şaban 991). Kadınların kaymakçı dükkânlarına girmemeleri: (23 Muharrem 981). Ferace biçiminde yenilik yapılmaması (1138). Kadınların mesire yerlerine gitmemeleri (1165). İnce kumaştan ferace giyilmemesine ve diken terzilerin tekerrür hâlinde dükkânlarının önünde asılacağı (1206). Kadınların haftada ancak dört gün sokağa çıkabilecekleri (III. Osman zamanı). Kadınların hiçbir gün evden çıkmayacaklarına dair (IV. Mustafa Hicrî 12. yüzyıl) Kadınların babası veya oğlu ile dahi sokakta beraber yürüyememeleri, arabaya binmemeleri, ezan saatinden sonra dışarda kalmamaları, muayyen meydanlarda dolaşmamaları v.s. (Hicri 1278 tenbihnamesi) Çarşaf ve ince peçe ile gezmenin men’i ve feraceye avdet kararı.”
Sayfa 84 - İslami Devirde Türk Kadını, d) Osmanlı İmparatorluğu Devrinde Türk Kadını·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
Reklam