Puan vermedi
KARŞILAŞTIRMALI FRANSIZ ESERLERİ VE TÜRK ESERLERİ ÜZERİNE YAZILAR Özlem Küçük, “Hıçkırık Ve Vadideki Zambak Eserlerinde İmkânsız Aşk Ve Kadının Toplumsal Rolü”, Cumhuriyet Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, S. 1, 109-120. Sedat Maden, “Aşk-ı Memnû Ve Madam Bovary Romanlarında Kadınların Yönlendirdiği Olay Örgüsü”, Türklük Bilimi Araştırmaları, S.24, Temmuz 2008, Ss. 79-97. Elmas Şahin, “Balzac İle Esendal'ın Kiracıları Goriot Baba Ve Ayaşlı İle Kiracıları Adlı Romanlara Karşılaştırılmalı Bir Yaklaşım”, Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, S. 42, Ss. 123-131. Yavuz Selim Uğurlu, “Benzerlikler Bakımından Karşılaştırmalı Bir Yaklaşım: Honoré De Balzac İki Gelinin Hatırâları Ve Raif Necdet Kestelli-İsyân-I Meşrû”, Uluslararası Sosyal Bilimler Ve Eğitim Dergisi, Nisan 2021, S. 4, Ss. 1-16. Hacer Gülşen , “Kırmızı Ve Siyah Romanı İle Mai Ve Siyah Romanlarında Renkler Üzerine Bir İnceleme”, Rumelide Dil Ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, Temmuz 2023, S. 12, Ss. 224-230. Fesun Koşmak, “Hayatın Kaynağı-Hayatın Sonu Olarak “Ölüm Ağzı” Ve “Germinal”de Maden”, Folklor/Edebiyat, Ocak 2016, S. 85, Ss. 183-192. Mustafa Solmaz, “Germinal Ve Sevgili Arsız Ölüm Romanlarında Yoksulluğun Aile Düzenine Etkisi”, International Journal Of Social And Humanities Scinces Research (JSHSR) 9(88), 2138-2142, 2022. Musa Demir, “Açık Bir Etkileşim Örneği: Bulantı Ve “Bunaltı” Adlı Eserlerde Ortak Bir Üslup Özelliği Olarak Felsefî Söylem Biçimi”, Türklük Bilimi Araştırmaları, Haziran 2016, S. 39, Ss. 77-92, Rıfat Günday, “Zola’nın Gerçek Ve Güntekin’in Yeşil Gece Adlı Romanlarında Dinin Çıkarlara Alet Edilmesi”, Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Aralık 2016, S. 1, Ss. 35-50 Hacer Gülşen, “Demircilerin Grevi” Şiiri Ve
Tanzimat'tan Cumhuriyet'e Osmanlı'da Ahlak EğitimiUmut Kaya · Ensar Neşriyat · 20130 okunma
MUNAFIKLARI BELAMLARI İŞBİRLİKÇİLERİ KUDURTAN KİTAP
Puan vermedi·6200 syf.··
2025 48. kitabı
''İlmî ve fikrî çalışmalarını önceleri daha çok Kur’an’ın edebî i‘câzı üzerinde yoğunlaştıran Seyyid Kutub, daha sonra Kur’ân-ı Kerîm’den ilham alarak hazırladığı makalelerini “Fî Ẓılâli’l-Ḳurʾân” başlığı altında el-Müslimûn dergisinde yayımlamaya başlamış, derginin 3. sayısından (Şubat 1952) 9. sayısına kadar (Temmuz 1952) yedi makale neşretmiştir. Böylece yeni bir tefsirin adı da Fî Ẓılâli’l-Ḳurʾân şeklinde kendiliğinden ortaya çıkmıştır (Salâh Abdülfettâh el-Hâlidî, Medḫal ilâ Ẓılâli’l-Ḳurʾân, s. 40-41). Başlangıçta teknik anlamda bir tefsir yazmaktan çok Kur’an’ın ışığı altında günlük olayları ve yaygın görüşleri değerlendirmeyi amaçlayan Seyyid Kutub, bu konudaki makalelerinin ilgi görmesi üzerine aynı anlayış ve metotla Kur’ân-ı Kerîm’in her cüzünü bir cilt halinde tefsir etmeyi ve iki ayda bir cüz yayımlamayı kararlaştırmış, bu husus el-Müslimûn dergisinde okuyuculara duyurulmuştur (y. 1, sy. 9, s. 15, Temmuz 1952). Ekim 1952’de neşredilen ilk cüz, daha önce dergide çıkan yedi makale ile hemen hemen aynı mahiyettedir. Ocak 1954’e kadar tefsirin on altı cüzü neşredildi; ancak Seyyid Kutub 1954 yılında birçok İhvân-ı Müslimîn mensubuyla birlikte tutuklandı. Bununla birlikte müellif hapishanede tefsirini yazmaya devam etti. Bu sırada eserin 17 ve 18. cüzlerinin yayımı da tamamlandı. Üç ay süren tutukluluk halinden sonra serbest bırakılan, fakat arkasından tekrar tutuklanıp bu defa on beş yıl hapse mahkûm edilen Seyyid Kutub bütün zorluklara rağmen eserini tamamlamaya çalıştı ve 27. cüze kadar yayımlama imkânını buldu. Bu arada müellif fikrî gelişimine paralel olarak eserinin son dört cüzünü yeni bir metotla yazdı. Böylece eser, son cüzünün muhtemelen 1960’a doğru yayımlanmasıyla tamamlanmış oldu. Seyyid Kutub çok geçmeden, gelişen düşünce sistemi doğrultusunda ve
Edebiyat
Fi Zılâl'il Kur'an (10 Cilt Takım)Seyyid Kutub · Tayf Yayınları · 2017294 okunma
Reklam
insan severse inanır.
10/10
·149 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2025 23:10
Hüseyin Rahmi Gürpınar döneminde Dünyaya çarpacağı söylenen Halley Kuyruklu Yıldızının verdiği korku vesveseyle bir nevi dalga geçmek için yazdığı bir kitap Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç. İrfan karakteri üzerinden toplumumuzun gerçeklikten uzak olup söylentilerle birbirini nasıl etkilediğini, dönemin kadına bakış açısını yansıtıyor. Okurken çok eğlendim. Bu yıldız periyodik olarak MÖ 239 → MÖ 163 → MÖ 87 → MÖ 12 → 66 → 141 → 218 → 295 → 374 → 451 → 530 → 607 → 684 → 760 → 837 → 912 → 989 → 1066 → 1145 → 1222 → 1301-1302 → 1378 → 1456 → 1531 → 1607 → 1682 → 1758 → 1835 → 1910 → 1986 → 2061 → 2136 → 2211 → 2286 bu zamanlarda görülmüş ve görülecek.Yaşadığı zamanda gerçekleşen güncel olayları eserlerine ustaca yansıttığını gördüm. Kitap, okurken öğreten bir niteliğe de sahip. Halley kuyruklu yıldızı hakkında hiç bilmediğim bilgilere, uzayla ilgili başka bilgileri de kitap sayesinde öğrenmiş oldum. Ayrıca eski İstanbul mahalle yaşamı olsun, Osmanlı'nın son dönemlerinde kadın erkek ilişkileri olsun bu gibi bir çok konuda bilgi sahibi olmamı sağladı. Türk klasikleri okumak isteyenlere önerebileceğim bir yazar ve kitaptır.
Edebiyat
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaçHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202525,7bin okunma
10/10
·391 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Yayımlandığı tarihten itibaren 16 hafta en çok satan kitap olarak birinci sarada kalan ve halkın elince yüzbinlercesi bulunan başarılı bir eser. Osman Pamukoğlu'nun 1993-1995 yılları arasında Hakkari Dağ ve Komanda Tugayı'nda Tuğgeneral olarak görev yaptığı 26 ayı anlatan bir anı kitabı. Kara Kuvvetlerinde 80 tane Tuğgeneral varken, Kurmay Albay olan Osman Pamukoğlu'nun teklifi düşünmeden kabul etmesi onun ne kadar vatansever ve görev adamı olduğunu ispatlar niteliktedir. Bu kitapta yer alan oloaylar; 13 klasör belge, 33 muharebe video kaseti, 28 albüm fotoğraf ve el yazılı 3 büyük cilt defterden kaleme alınmıştır. 1912-1913, Balkan Savaşı: 4.307 şehit 1919-1922, İstiklal Savaşı: 10.885 şehit 1950-1953, Kore Savaşı: 731 şehit 1974, Kıbrıs Barış Harekatı: 486 şehit 1993-1995 döneminde sadece Hakkari'de 427 şehit verilmiş, 853 yaralanma olmuştur. PKK(Partiye Karkeran Kürdistan/Kürdistan İşçi Partisi) 37 vatandaşı öldürmüş(dördü çocuk ve kadın), 39 vatandaşı yaralamış, 76 vatandaşıda kaçırmıştır. 28 karakola eylem düzenlemiş, 148 karakol, üs, kışla, köy ve mezraya ağır ve hafif silahlarla saldırmıştır. Yüzlerce mayına basma ve yol kesme olayı yaşanmış, Yüksekova ve Çukurca ilçerinde ikişer defa ayaklanma girişiminde bulunulmuştur. Bu bilgiler bize olayın ciddiyetini anlatması açısından çok önemli. Aynı dönemde Hakkari ve K.Irak'ta yapılan muharebe ve çatışmalarda 2.256 PKK'lı yok edilmiş, 202 PKK'lı teslim olmuş, 1.989 kişi yardım ve yataklıktan yakalanıp, 476'sı tutuklanmıştır. Aynı tarihler arasında; 1.231 piyade tüfeği, 91 makineli tüfek, 14 uçaksavar makineli tüfeği, 14 havan topu, 6.114 havan mermisi, 193 roketatar silahı, 5.054 roketatar roketi, 4.081 mayın, 729 tahrip kalıbı, 4.152 fünye, 1.096.688 adet hafif silah mermisi, 20.110 adet ağır silah mermisi, 39 telsiz
Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey YokOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi · 20241,703 okunma
Puan vermedi·992 syf.··
2023 50. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2023 07:51
"Düzeltebileceğin kadarını düzeltip yola devam ediyorsun, öğrenebileceğini ümit ediyorsun. Yolu öğrendin diye mücadele bitmiyor. Tam o an başlıyor." Hər vaxtınız xeyir olsun dostlar. Ümid edirəm ki, həyatınızda hər şey qaydasındadır. İnstagramda sevərək izlədiyim kemale_bookun tövsiyyəsilə alıb oxuduğum Bronz atlı irihəcmli seriya kitabının son bölümü olan 989 səhifəlik Yaz Bahçesində, Alexandr və Tatyananın enişli-yoxuşlu evlilik həyatından bəhs edən kitabda, onların ailə həyatı Anthonynin gəlişi ilə daha da rənglənir. Yazar bu kitabda bir az açıqlığa yol vermiş, evlilik həyatının sadəcə yataqdan ibarət olduğu hissi yaratmışdı. Alexandrın dəyişməsi, Tatyananın başqa xəyallara düşməsi... Hardan, hansı çətinliklərdən keçib, bu ailəni qurduqlarını unudub, ara-ara Alexandrın tərs üzüylə rastlaşdıq. Tibb bacısı olaraq işləməyə başlayan Tatyananın iş həyatı, ailə həyatına əməlli başlı mənfi təsir göstərir. Kitabın sonlarına doğru oğlu Antonynin itkin düşməsi hekayəyə həyəcan qatır. Atasının oğlu olaraq savaş əsgəri olmağa qərar verən Antony, ata-anasının bütün cəhdlərinə baxmayaraq yolundan dönmür. Böyük çətinliklərdən keçərək qurduqları evlilik həyatının sonrakı illərdə necə də dəyişdiyini, hisslərin, istəklərin bitib, tam bir işgəncəyə döndüyü, sonradan isə bir-birilərindən başqa sığınacaq heç nələri olmadığını anlayıb, bu yolu davam etdirən iki insanın romantik başlayan hekayəsi beləcə dörd oğul övladı və nəvələri ilə taclanaraq nöqtələnir.
Yaz BahçesiPaullina Simons · Pegasus Yayınları · 2018301 okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2021 11. kitabı
DOĞU HIRİSYANLIĞI TARİHİ İSKENDERİYE HIRİSTİYANLIĞI KOPT KİLİSESİ Hristiyanlık tarihindeki talihsiz ayrılıkların kökeni 451 yılındaki Kadıköy Ekümenik konsilinde alınan kararlara dayanmaktadır. Kopt ve Mısırlı sözcükleri eş anlamlıdır. Kopt dini hiyerarşisinde Aziz Markos, birbirini izleyen 116 patriğin birincisi olarak kabul edilir. Büyük Konstantin 313 yılında Milano Fermanını ilan ederek dinsel hoşgörüyü hâkim kıldı ve Hristiyanlığı tüm Romanın dinlerinden biri olarak kabul etti. 323 yılında ise Hristiyanlığı tüm Romanın resmi dini olarak kabul etti. İşte bu noktada hoşgörü politikası tersine döndü. Bu kez de Hristiyan çoğunluğun pagan azınlığa karşı zulüm dönemi başladı. 415 yılında son pagan yeni Platoncu filozof Hypatia taşlanarak öldürüldü ve paganlara karşı zulüm süreci tamamlanmış oldu. Kilise tarihindeki patristik dönem, heretik akımların ortaya çıkmasıyla karakterize edilebilir. Mısırda ortaya çıkan en nemli iki heretik akım Gnostisizm ve Arianizmdir. İznik konsilinde alınan kararlar neticesinde Arianizm mahkûm edilmiş, Arius sürgüne gönderilmiştir. Ariusçuluk tamamen İskenderiye’nin ürünüdür. Ama bu inanç Mısırdan Tuna ve Ren nehirlerinin ötesine geçerek Germanik ve barbar kabileler arasında da yayılmıştır. Koptlar, Kalkedon ve sonraki hiçbir konsili Ekümenik kabul etmezler. Kalkedon kararlarını İznik amentüsüne aykırı görerek reddederler. Koptlar, insani ve tanrısal olmak üzere İsa’nın iki doğasını açıkça kabul ederler. Ancak bu doğanın tek bir bünyede, karışma, bozulma ve değişme olmadan mistik bir şekilde birleştiğine inanırlar. Papa ya da piskoposların yanılmazlığına inanmazlar, ama otoritelerini kabul ederler. Kiliselerinde renkli ikonlara yer verir ama asla heykel kullanmazlar. İslami dönemde ve özellikle halife Ömer zamanında Müslümanlar Mısıra
Doğu Hıristiyanlığı TarihiAziz S. Atiya · Doz Basım Yayın · 06 okunma
Reklam
Reklam