Sesli kitaplara ilgimi kaybetmeye başladığımı farkettim. Dinlerken bir çok kez odaklanma sorunu yaşadım (eskiden soyut kitaplar nedeniyle böyle olduğunu düşünüyordum). O nedenle ne ara buraya geçtik dediğim kısım çok oldu, can sıkıcıydı biraz. Ayrıca hayatıma aniden giren bazı yoğunluklar nedeniyle de son kısımlarını 2-3 hafta arayla dinleyebildim. Okulumun da açılacağını düşünürsem daha çoook böyle yoğunluk yaşayacağım gibi (baya uzun bir zamandır film eleştirisi de yapmadığımı farkettim, aileden uzaklaşmak nelere kadir). Galiba son dinlediğim sesli kitap olacak, en azından ailemin yanında değilken ki :) .
Neyse kendimle konuşma faslını geçersem, özellikle bilim kurgu dünyasında ismini sıkça duyduğum bir kitapdı, zaten o nedenle merak edip okumaya heveslendim. O hevesimi karşılamadı diyebilirim. Çok basit geldi, çocuk kitabı gibi.
Her ne kadar çocuk kitabı gibi desem de çok iyi konulara değindiği oldu, ve bazı göndermelerle (özellikle hamletin maymunları göndermesine çıldırdım, keşke kitapta okusaydım da çekip paylaşım yapsaydım demiştim) beni kendine hayran bıraktı, bu yönlerden hakkını yiyemem.
Beğendiğim kısımlardan ayrıntılarıyla bahsedecek olursam, yukarı da yazdığım gibi hamletin maymunları ilk sırada yer alır. İmkansızlıklar gemisi (veya makinesi, veya herneyse) yaratıcı bir düşünce olmuş gibi geldi. Yani mesela uzaya atıldıkları zaman ölmeyeceklerinin bende farkındaydım, birçok dizi, filmde de bu durumu yaşıyoruz zaten ama çoğunda kurtuluş yolunu çok saçma buluyorum. Bu kitapta ise bu kısmı yaratıcı buldum. Şey kısmı da komikti mesela, dünyayı yıkmaya geldiklerinde söyledikleri şeyler ile arthurun evini yıkmaya geldiklerinde söyledikleri şeylerin aynı olması. Başka bir beğendiğim hikaye de herşeyin cevabı hikayesiydi, daha önce barış özcandan bu hikayeyi