Ruhum, dalgaları biteviye dövüşen deniz gibi mi olmalı,
Yoksa birbiriyle savaşan rüzgârların kasırgaya dönüştüğü gök gibi mi?
Kör bir zerreden ibaret bir insan olsaydım,
Sabreder, ruhumu bulurdum.
Bu sene daha çok okumak istediğim yazarlar
Peyami SafaMarcel ProustHalil Cibran
Okumak istediklerim
Peyami Safa kendisinin çok büyük hayranı olmam ve bana çok iyi gelen okuma deneyimlerimden ötürü eserlerini kronolojik olarak okumaya başlayacağım.
Marcel Proust un Kayıp Zamanın İzinde Külliyatı
Proust'un tahlillerinden kesitler okudum ama bu külliyatı edinmek ve baştan sona okumak istiyorum. Çok heyecanlıyım.
Töretanımaz der ki: Arzu etmesi koşuluyla, bir filozofu hiçbir şey insandan daha çok rahatsız etmez... İnsanı yalnızca eylem içinde gördüğünde, zorlukların labirentinde şaşırıp kalmış bu en cesur ve en kurnaz, en dayanıklı hayvanı gördüğünde, hayran kalınacak bir görüntü sunar ona insan! Onu cesaretlendirecek sözler söyler bir de... Oysa filozof, arzulayan insanı aşağılar, "arzulanan" insanı da, insanın bütün istemlerini, bütün ülkülerini de. Bir filozof nihilist olabilseydi, insanın bütün o ülkülerinin ardında hiçliği bulduğu için böyle olurdu. Ya da hiçliği bile değil - yalnızca namert olanı, saçma olanı, hasta, korkak, bitkin olanı, yaşamının içi lip boşaltılmış kadehinde, kalan her türden tortuyu... Gerçeklik olarak bu denli saygıdeğer olan insan, nasıl olur da arzuladığında aşağılanır?