Zep

Tekrar tekrar okunmaya değer bir kitap.
10/10
·85 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
Bir kaç zamandır içinde hissettiğim boşluktan kaçmak için uğradığım bu kitap, bir aynayı elime almak gibi hissettirdi.. kitabı okudukça, doktorun yaşantısına hissettiğim yakınlık bu aynadaki beni tamamlıyordu. Bilmiyorum sadece çok beğendiğim. Aynı zamanda insan zihninin -bedenin aksine - sürekli yeni bir şeyler yaşaması gerektiğinin ciddiyetini daha iyi ayrımsadığımı sanıyorum.
Duygu ve Düşünce
SatrançStefan Zweig · Can Yayınları · 2004279,2bin okunma
Reklam
Akıl
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2022 15:57
Şimdi her ne kadar kitabın anlatmak istediği şey benim kafamın takıldığı şeyden bağımsız olsada, yinede bu düşüncemi satırlara dökmek konusunda bir sakınca göremiyorum. Öncelikşe şunu söylemeliyim ki bana göre tabiat’ın ölümü ve yaşamı sarsılmaz bir denge ile içinde barındırdığı gibi, insan da iyiliği ve kötülüğü yeryüzüne en saf haliyle yaşatan varlıktır. “İnsanı böyle farklı kılan, ona bu gücü veren şey nedir? “diye kendime sorduğumda zihnimde yalnızca bu kitabın bana verdiği cevabı buluyorum. Tüm varlıkların içinde iyilik ve kötülüğün tohumları vardır ve bunların büyümesinden sorumlu olan benlikleridir, o belirler bu tohumların ne kadar büyüyeceğini, Ama benlik sadece büyütür, onu kullanan akıldır, her benlik aklının yettiği kadar iyilik ve kötülük yapabilir. Ve Aklı bulan her varlık benliğini konuşturur.
İnsan
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,2bin okunma
Neyi görüyoruz?
10/10
·324 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2022 23:05
Bahçeli evimizin teras katında bulunan bozuk radyodan dinlediğim, kulaklarımın anlamadığı ama bir şekilde içimde bir yerlerde kelimeleri canlanan cızıltılı müzikler gibi gördüğüm bu kitabın her bir yaprağını çevirirken kendime “yeterince sıkıldığımı artık kapatmam gerektiğini” söylüyordum. Tıpkı müziğe -heleki bir türküyse- duyduğum derin saygının zihnimde yarattığı melodiye kapılarak, kulaklarınimdaki ağrıya rağmen o radyoyu kapatmadan geçirdiğim saatler gibi, Kitabın kapaklarını kapatmayı tercih etmek yerine, okuduğum her bir sayfayı arka yüzündeki yeni yaşamı görmek üzere çevirip sonsuz karanlığa gömmeyi seçtim. Bunu, okuduğun bir kitapla kurduğun o varlığını kanıtlamanın güç olduğu bağa olan saygımdan mı yaptığımı bilmiyorum, ama şunu biliyorum ki son yapraklara doğru zihnimin içindeki melodi susmuş olsaydı bile ben yaprakları karanlığa gömmeye devam edecek kadar kapılmıştım bu kitaba. Neyse.. Körlük kitabının bana sorduğu “ne kadar görüyoruz?“ sorusuyla bu kitapta farklı bir şekilde karşılaştım. “neyi görüyoruz?” yalnızca var olan gerçeği mi? yoksa görmek eyleminin gerçekliğin kelime anlamına karşılık geldiğine inandığımız için gördüğümüz şeylerin yalandan uzak olmasını su götürmez bir gerekçe olarak mı görüyoruz. Körlük kitabının bana sorduğu soruya hâlâ cevap bulamamış olsamda, sanırım bu soruya “neyi görüyoruz?” sorusuna zihnimde toparladığım bir kaç sözcükle cevap verebileceğime inanıyorum. Biz yalnızca kendimizi görüyoruz. duyduğumuz, gördüğümüz, tattığımız, kısaca deneyimlediğimiz her şeyi içimizde benliğimizin bize hazırlamış oluğu gazeteden okuyoruz. haberin ne olduğu önemli değil, bizim onu gazeteye nasıl yazdığımız, başlığı hangi kelimeler ile oluşturduğumuz belirliyor konu hakkındaki fikirlerimizi. Zihnimin içinde bir kafe veya o kafenin ikram
Felsefe-Düşünce
GörmekJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 202222,8bin okunma
Ne kadar görüyoruz?
9/10
·331 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2022 13:27
Ne kadar görüyüz? Zihnime bu sözleri kazıyan ve Okurken tek bir duyguya bağlı kalmadan okuduğum nadir bir kitaptı. Daha kitabın ilk yapraklarında, arabadaki adam kör olunca şunları düşündüğümü hatırlıyorum. “aha başlıyoruz kör bir insanın hayatını anlatan Bir kitap” ilgimi çekmiyor değildi, sadece alışık olmadığım türden yazım tarzı ve doğrusu beni yeterince şaşırtmamış oluşu, az çok sıkıcı olacağını hissettiriyordu. Oysa biraz daha ilerleyince, her bir satıra özenle yerleştirdiği sözlerine hayran kaldığım yazarı tanımaya başladım. ortalara doğru, yine düşüncelerim değişmişti.. Özellikle kadınların başına gelen kötü olayda; kitabı, doktorun karısını, doktoru, hatta hayran kaldığım yazarı bile yargılamaya başladım. Bana göre bu olmamalıydı. doktorun karısı makası görür görmez, o adamı öldürmeliydi. Olacakların bilincinde olduğu halde yaşanmasına göz yumması, kabul edilir bir şey değildi. “Öldür” diyordum her bir yaprağı çevirirken “cesaretsiz artık öldür şunu! ben olsam çoktan yapmıştım” diye haykırıyordum sinirle. sessiz kalanlarada kızıyordum. En çokta doktora, karısının bunları yaşamasına razı olması.. katlanamıyordum, sevginin buna izin vermesini kabul etmek istemiyordum. Bir ara pişman bile olduğumu sandım okuduğum için. ama sayfalar ilerledikçe, kadın o adamı öldürdünde, içimde bir yerlerde şu sözcükleri işitir oldum “bazen bir dehşetten kaçmak için gereken cesareti o dehşeti yaşayarak toplarsın.” Sonra daha sakin bir ruh ve hafif bir merakla okumaya devam ettim. sevdim, okudukça daha çok sevdim. insanı, yaşamı, zorluğu, görmeyi, bir insanın yaşama ısrarını ve daha bir çok şeyi okadar farklı bir çerçeveden izledim ki, çerçevenin ardını göremediğim anlar oldu. Kör olduğuma inandığım anlar. Bağzende satırlar dile geliyordu.. cevabı üzerinde çok düşündüğüm ”ne
Düşünce
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma
serçeler uçuyor
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
'Tanıyıp sevdim' diye bir şey vardır ya.. Birini tanır ve öyle seversin. Ben çoğu zaman birini sevmek veya sevmemek için onu tanımaya ihtiyaç duymam - tabi nadir de olsa tanıdıktan sonra bu değişebiliyor-. Ve stephen king hiç tanımadığım halde sevdiğim bir yazardı. İlk elime aldığım kitabı olan bu eseri okurken hissettiğim endişe de, onu tanırken hislerimin değişmesi yönündeydi. Ama şunu söyleyebilirim ki her bir sayfayı geride bırakırken, zihnimin duvarlarına yapışmış bu endişelerin George Stark'ın kanlı usturasıyla kazılıp çıkarıldığını hissettim. Korku ve gerilim hayranı olan biri olarak ben, bu konudaki en sevdiğim yazarın yarattığı dünyalardan biri olan bu eserin karanlık gökyüzüne bakmayı çok sevdim. Eğer siz de ölü serçelerin parlak gözlerinin ay ışığının altındaki görüntüsünü yıldızlara tercih ediyorsanız, bu gökyüzüne beklerim.
1000Kitap
Hayatı Emen KaranlıkStephen King · Altın Kitaplar · 20191,069 okunma
Reklam