"1980'lerde ve 1990'larda cinsiyetlerin farklılıkları üzerinde yapılan çalışmalar, erkek ve kadın beyinlerinin aynı olduğu yönündeki 'politik olarak doğru' inanca ters düştüğü için 'cinsiyetçi' olmakla suçlandı (Azar, 1997).
Buna rağmen araştırmacılar, beyin taramaları sonucunda erkek ve kadın beyinlerinin yapısında ve fonksiyonlarında cinsiyet farklılığı denilen farklar olduğunu tespit ettiler (Canli et al., 2002a).
Cinsiyet farklılıkları; erkek veya kadın olmanıza bağlı olarak bilişsel, davranışsal veya beyin süreçlerindeki fonksiyonel farklılıklara verilen isimdir.
Cinsiyet farklılıkları ne iyidir, ne kötüdür, ne de ayrımcıdır. Bunlar sadece kadın ve erkeklerin farklılık gösterdikleri noktalardır."
“Kardeşim!
Kâtiye’de Halet’ten ve hepimizin arkadaşı Memduh’tan başka bir şey kaybetmedik. İngilizler gayet güçlü, bize birkaç defa faiktı. Fakat en çok beni meyus eden nedir, biliyor musun? İngilizler refah içinde, biz değiliz. Onlar sağlam iklime göre yapılmış esvaplarıyla, her gün tam istihkak alan, seri, güzel atlarıyla, lüzumsuz ölümler için ön saflara atılmış müstemlekat askerleriyle geliyorlar. Biz bazen kış, bazen yaz esvapları giyiyoruz. Atlarımız zayıf, adedimiz az ve her ölen neferi yüreğimizden veriyoruz. Ölen, eskiyen, yırtılan her şey canımızdan, memleketimizden bir şey.”
“Hiç şüphesiz artık bir saltanatın üzerinden geçiyoruz. Mevkıflerin çoğu üzerinde sık sık han ve hamam isimleri okunuyor. Elbet ecdadımız mütemadiyen yıkanıp uyumuş değildir. Yıkılmış, dökülmüş bir duvar üzerinde bir damla mozaik, nasıl eski bir şaheseri hatıra getirirse, şu tek tük isimler Türk beyliklerini, kadim saltanat ocaklarını haber veriyor.”
"Bir yargı kendi başına bir şey söyler fakat bir bağlam, bir bütünlük içinde yerini bulduğunda söylemesi gerekeni söyler. Tek tek bilgiler ancak bir düzen içinde anlamlı olur."