Allah’ım; bizi delinin bayram anlayışından kurtarıp mustaribin şevk ölçüsüne kavuşturman için tecelli bekliyoruz!
Masum kurbânların, toprak üstünde, senin için pırıl pırıl yanan ve buğu tüten kanları ve uğrunda feri sönen dipsiz gözleri yüzü suyu hürmetine, bize delileri akıllandıracak ve mustaripleri sevindirecek devamlı bir bayram içinde bayramını nasip et!
Allah Azze ve Celle’den
Mübarek Kurban Bayramı’nı;
Filistin'in, Doğu Türkistan’ın ve zulüm altında olan nice Müslüman beldelerin kurtuluşuna, Âlem-i İslâm’ın uyanışına,
ümmetin yeniden kucaklaşmasına,
kalplerimizin dirilişine ve mazlumların ferahına vesile eylemesini niyaz ederim.
Bayramımız Mübarek Olsun.
Bugün, kelimeleriyle ruhumuzda fırtınalar koparan ebedi Sultânü’ş-Şuarâ’mız Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in bekâ âlemine göçüşünün sene-i devriyesi.
O, edebiyatın zirvesinde bir sultan olarak taht kurmuşken, mutlak hakikatin önünde nefsini eritmeyi bilmiş, kalbini o büyük mürşid kapısına paspas eylemiş müstesna bir tasavvuf ve dervişlik abidesiydi. Vasiyetinde bizlere fani dünyaya ait rütbeleri değil, bir müminin kalbinde taşıması gereken o en net, en keskin manevi ölçüyü miras bıraktı:
'Allah’ı, Allah dostlarını ve düşmanlarını unutmayınız! Hele düşmanlarını!.. Olanca sevgi ve nefretinizi bu iki kutup üzerinde toplayınız! Beni de Allah ve Resul aşkının yanık bir örneği ve ardından birtakım sesler bırakmış divanesi olarak arada bir hatırlayınız.'
Necip Fazıl KısakürekEsselam
Ömrünü o mukaddes aşkın çilesiyle taçlandıran, her satırıyla bizi hakikate uyandıran Üstad'ı, bıraktığı o yankılanan seslerle ve dualarla anıyorum. Bizleri de bu muhabbet ve nefret kutbunda istikamet üzere eylesin inşallah.
Ruhu şad, makâmı âli, mekânı cennet olsun. Estağfurullah el-Azîm... 🌹