Bu kitap hayatımda önemli kararlar almama vesile oldu bu kararlara incelememin sonunda yer vereceğim.
Kitap Necip Fazıl'ın 1950-1956 yılları arasında Büyük Doğu Dergisi'nde yazdığı
Kitap Necip Fazıl'ın Büyük Doğu dergisinde yazdığı ve mühim olarak addetiği makalelerden oluşuyor.Genel olarak görüyoruz ki Adnan Menderes'de İslam'a hizmet edecek bir parıltı gördüğünden sürekli onu bir anlamda yönlendirici,Halk Partisi'ne karşı nasıl tavır takınılması gerektiği üslubunu telkin edici bir şekilde kuvvetli kalemiyle işliyor ilmek ilmek.Sayfa 250 yani 1954 yılının ortalarına değin böyle durum devam eder iken Tebliğ başlıklı yazıyla Büyük Doğu Dergisinin kapatıldığını ancak girilen tünelden bir kaç ay sonra bir Cuma günü daha kuvvetli çıkılacağını ilan ediyor.
Sonraki süreçte derginin yeniden açılması 2 yılı buluyor ve bu kısımdan sonra yıllarca Menderes'e dava için telkinlerde bulunduğunu ancak bunlardan hiç etkilenmediğinden yakınıyor.Şunu diyebilirim ki yazılarının başlıklarından da anlaşılacağı üzere tek ümidimiz sensin demekten yine kendini alamıyor N. Fazıl.
Artık kitabın sonlarında Demokrat Parti hükümetinin ağır eleştirildiğini ve Halk Partisi'nden fazla bir farkı olmadığını sertçe beyan ediyor. Son yazısı da zannediyorum ki bugünün hükümetine de yazılmış adeta.Gurura kapılan her şeyin ertesinin yok olmak olduğunu defeatla yazıyor Necip Fazıl.
Bu kadar değerlendirmeden sonra inanıyorum ki N.Fazıl kime ne nispette yaklaştıysa onda İslama hizmet etme istidadını gördüğünden ötürüdür.Yoksa şayet gayesi nefsani arzuları olsa idi bunu Halk partisine yaklaşarak ve İslam için kalemini kullanmaktan istiğna ederek muvafık olur idi.
Başmakalelerim 1Necip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu · 2009133 okunma
Üstad Necip Fazıl'ın Büyük Doğu dergisinde yazdığı 3 kitapta hitama erdirilen makalelerinin ilkini ihtiva eden eser. Kitabın içi umum manada zamanının hadiselerini içeriyor. Kitap bundan ibaret. Ben bir türlü ortamını bulamadığım ve belki de ancak buradan alabileceğimi suali sorayım:
Üstadın rahmetli Menderes'le ilişkisi herkesçe malum bir durum. Menderes zamanına kadar olan ezilip un ufak edilen bir milletin umudu ve güvenini Üstad'a veren O olmuştur. Yazılarında okuduğum kadarıyla da "O'na bel bağlamıştır." Arada bir tenkit etse de umudu idamına kadar da devam etmiştir. Bu bazen ilgi görmeyen bir sevgilinin asık suratıyla olduğu gibi, çok zaman da ne zaman evleneceğiz heyecanı üzerinden olmuştur. Misalimi mazur görün, hislerim bunu misal gösterdi... Sadete gelmek dilerim...
Şu asırda olmuş olsa Necip Fazıl acaba bu sefer Erdoğan'ı destekler miydi? Nasıl desteklerdi? Erdoğan'ın buna karşı tepkisi nasıl olurdu? Yan bir soru olarak Kadir Mısıroğlu ağabeyin Erdoğan'la ilişkisi, Üstad'la Menderes ilişkisi gibi mi olurdu?
Arkadaşlar bu kitapla ilgili bir alıntı da paylaştım onu da okumanızı tavsiye ederim. Necip Fazıl Kısakürek'in yanlış anlaşılan bir insan olduğunu. Bu kitabın 173. sayfada ki 30 Ağustos metni ve bir çok yerinde ki metni sayesin de fark ettim ki. Aslında merhum Kısakürek'in Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı olmadığını o dönemdeki Türkiye'nin kötü yöneticilerine karşı olduğunu fark ettim. Zira bir devlete karşı olmak ayrı bir şeydir. Bir devletin kötü yöneticilerine karşı olmak ayrı şeylerdir. Bende bunları belirterek sizi aydınlatmak istedim. Umarım yararlı olmuştur bu yazdıklarım.
Necip Fazıl'ın yazmış olduğu makalelerine başlamak . Onun düşünce dünyasına girmek bugüne nasipmiş. Gençliğimizin onun fikirlerini tatmasını temenni ederim
Ahmet Necip Fazıl Kısakürek, (d. 26 Mayıs 1904, İstanbul - ö. 25 Mayıs 1983, İstanbul) Türk ve İslamcı şair, yazar ve fikir adamıdır.
Necip Fazıl, 21 yaşında yayımladığı Örümcek Ağı adlı şiir kitabının ardından, 24 yaşındayken yayımladığı Kaldırımlar adlı şiir kitabıyla tanınmıştır.[2] 1934 yılına kadar sadece şair olarak tanınmış ve meşhur Bâb-ı Âli'nin önde gelen isimleri arasında yer almıştır. 1934 yılında Abdülhakîm Arvâsî ile tanıştıktan sonra büyük bir değişim yaşamış ve bu değişimi kendisi "...içimi öylesine bir sosyal mücadele ve cemiyeti yorma hamlesi kapladı ki, artık çalışamaz oldum." şeklinde tanımlar.
Bu tarihten sonra Türkiye'nin bir çok şehrinde konferanslar düzenlemiş, düzenlemiş olduğu konferanslarda ki sözlerinden dolayı hakkında dâvâlar açılmış ve bu dâvâlar neticesinde öncülük ettiği Büyük Doğu Hareketi'ne dair yayın yapan Büyük Doğu Dergisi yayın hayatı boyunca 16 kez kapatılmış, Necip Fazıl'ın eserleri toplanmış ve basımı yasaklanmıştır.