Sahiden, beklemeyi de öğrendim, hem de yürekten ama sadece kendimi beklemeyi. Ve her şeyden önce ayağa kalkmayı ve yürümeyi ve koşmayı ve sıçramayı ve tırmanmayı ve dans etmeyi öğrendim.
İşte budur benim öğretim. Bir gün uçmayı öğrenmek isteyenin önce ayağa kalkmayı ve yürümeyi ve koşmayı ve tırmanmayı ve dans etmeyi öğrenmesi gerekir: - uçmak uçarak öğrenilmez birdenbire!
...Çok çeşitli yollardan ve yöntemlerden vardım kendi hakikatime; tek bir merdivenin üzerinde çıkmadım yükseğe, gözlerimin kendi uzağıma baktığı yere.
Ve hiç sevemedim yol sormayı ,hep ters geldi bu beğenime!
Yolları yollara sormayı ve denemeyi sevdim hep.
Bir sorma ve denemeydi benim tüm yürüyüşüm: -sahiden, yanıt vermeyi de öğrenmek gerek böylesi sorulara!
Ama budur benim beğenim:
İyi değildir, kötü değildir ama benim beğenimdir. Ne utanırım, ne de sıkılırım artık ondan.
"Budur işte şimdi benim yolum..."
Beş saat sonra yanındayım
...
Bir türlü akmıyor zaman kaskatı donmuş,
alıp askıya asabilir
bıçakla kesebilirsin.
Hapiste gibiyim.
Hapiste en insafsız gardiyan,
zaman.
Dostoyevski ve Nietzsche, insanlar arasında kendi inançlarını ve düşüncelerini yaymak ve çevrelerindekileri aydınlatmak için konuşmaz. Onlar ışığı arar. Ama onlara ışık gibi görünenin gerçekten ışık olduğuna inanmazlar, bunun yanıltıcı bataklık yakamozu ya da daha kötüsünden uyumsuz imgelemlerinin bir halüsinasyonu olduğunu bilirler.