Anıl Haznedar

Anıl Haznedar
@AHaznedar
İnstagram @haznedaranil
İzmir
24 Haziran
161 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
Bölüm 2
Tutunamayanlar Sabah Turgutla birlikte ben de uyandım. Oğuz Abi yoktu. Düşüncelerimde var ettiğim bir gerçeklik olabileceğini ilk defa o an düşündüm. Ama sonra bir anda yatak odamın kapısı açıldı ve Oğuz Abi ellerinde biri bana biri kendine demlediği kahve kupalarıyla içeriye girdi. Şaşkın bakışlarımdan anladı tabi; yok be Oğuz Abi, acaba dedim sen kafamda kurduğum sahte bir gerçeklik miydin! Sonra seni gördüm ya şaşırdım bir an. Kahve leziz olmuş. Turgut da uyandığında böyle hissetmişti sanırım; akılsız bir robot gibi. Garip ama ben de öyle hissediyorum. Yok Abi ben kendi ölümü mü görmedim. Hatta ben hiçbir şey görmedim. Uzun zamandır da görmüyorum. Ya da görüyorum da hatırlamıyorum. Belki de hatırlıyorumdur ama görmüyorumdur. Aman be Oğuz Abi anladın sen onu işte, bakma öyle. Hem Turgut gördüğü rüyadan uyanarak hayata dönmek için deli gibi çırpınıyordu. Bense bu hayattan sıyrılıp başka bir aleme göç etmek için çırpınıyorum lakin o kadar cesaretli olamadım hiçbir zaman. Doğru dedin işte Oğuz Abi "Güzel bir gün ve ben yaşıyorum."
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bölüm 1
10/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2022 21:30
Tuhaf... Tuhaf hissediyorum Oğuz Ağabey. Ya bu Ağabey kelimesine alışamadım, sana Abi diyebilir miyim? Eyvallah Oğuz Abi. Gerçi ben bu tuhafa da alışamadım. Yani aslında şey... Bilmiyorum Oğuz Abi, elimi nereye atsam kurutuyorum gibi bir his var içimde. Uğursuzum sanki. Hangi işe girsem kovuluyorum, hangi kadını sevsem terk ediliyorum, hangi arkadaşlığa başlasam sırtımdan bıçaklanıyorum. Tutanamıyorum be Abi. Bakma öyle bana. Sen de Tutunamadın işte! Yalan mı! Öyleyse söyle Abi. Belki de sorun bendedir. Aynaya da bakmak lazım elbet. İçimde hep bir şeylerin eksik olduğu hissi var. Anla işte be Oğuz Abi, tutunamıyorum. Seni ilk defa Tutunamayanlar'da tanıdım. Çok duydum, herkes seni okuyor, seni yazıyor, seni anlatıyor. Ama bence kimse seni anlayamıyor. Yani anlamak biraz da hissetmektir Oğuz Abi, değil mi? Ve insan yaşamadığı bir şeyi nasıl hissedebilir ki? Ben mi? Ben hissediyorum Abi hem de Özdemir Asaf şiirinde yaşıyormuşuz gibi bir his; "Sen de ben de, Ben de sen de; Sende bende, Bende sende; Sen de bende, Ben de sende; Sende ben de, Bende sen de." Kafam karıştı Oğuz Abi ne anlatıyorum ben. Boşver abi sen gittiğinden beri hiçbirimiz tutunamıyoruz işte. Ben de seninle karşılaşınca bu Tutunamayanlar sayfalarında yazmak ... yani tabi sen nasıl bir gerçekliksin ya da gerçek misin bilmiyorum. Ama her ihtimal içerisinde de olsa sen benim için varsın ve sen bensem eğer ve ben sensem eğer o zaman seni değil de kendimi yazıyorum. Aceleye mi geldi acaba? Sen de hep böyle aceleci miydin Oğuz Abi? Geç kaldım seni okumaya. Hep öyleyim, ağır kanlıyım napayım! Bir işi yapmak istiyorum ama olmuyor Oğuz Abi. Kaldıramıyorum kıçımı o işi yapmak için. Halbuki bak şimdi sen karşımdasın ve ben seni yani bizi yazıyorum. Eğer sen kafamın içindeysen ve ben de sensem bu hem geç kalmamızı
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
Fikri hür vicdanı hür gazeteciliği, gazetecileri ne kadar çok özledik değil mi? Kimimiz ömrümüzün son demlerinde öğrendik, kimimiz kısacık ömrümüzün son baharında, bu ülkede namuslu gazeteci olmanın ne kadar meşakkatli olduğunu. Cesur ve korkusuz gazeteciler gördük; işlerini tutkuyla yapan, şerefi ise maaşı kadar olmayan. Kimisinin bir kesin kalemi bir kırık gözlüğü vardı, anahtarı çevirdiği apansız bir ölüme. Arkalarından hep uğurlar olsun dedik, hüzünlü bulutlar yoldaşın olsun. Her türlü baskıya, korkutmaya, tehdide boyun eğmeyenler vardı. Hala daha varlar. İyi ki de varlar. İsimlerini saysak saymakla bitmez. Adını andığımız her bir isimde kısa bir yutkunma, derin bir düşünme hali. Hiçbir başarının cezasız kalmadığı güzel ülkemizde, namuslu gazetecilik de karşılıksız! Bırakılmıyordu. Böyle bir ortamda tarafsızlığını koruyarak gazetecilik yapmak ateş üzerine benzinle yürümekti. Ama bu insanlar kendilerini ateşin ortasına atmaktan korkmadılar. Ve o insanlardan biri de elimizdeki kitabın yazarı İsmail KÜÇÜKKAYA. Bizim onu tanımamız açıkçası Fox TV kameraları önüne çıkmasıyla oldu. Öncesinde gazeteciliğin en güzel günlerini yaşamış, güçlü bir kalemdi de. Siyasetin çeşitli odaklarında tanıdıkları olan kiralık kalemler gibi değil, kariyeri ve parayı elinin tersiyle reddedebilen nadir bir kalemdi onunki. “Başka bir formülle hatta daha iyi şartlarda beraber çalışma teklifi aldığım doğrudur. Keşke mesleğimizin ruhu ve benim doğam kabul etmeme izin verseydi…” diyor İsmail KÜÇÜKKAYA, baskı ile uzaklaştırıldığı yayın yönetmenliği sonrası kendisine tekli edilen dolgun maaş ve fiziki ayrıcalıkları elinin tersiyle ittikten sonra. Kolay değildi elbet bugün bildiğimiz İsmail KÜÇÜKKAYA oluşu. Çok zorluk çekmiş, yurtta kalmış, geceleri ise dolmuş parası yetiremediği için gazetenin
Düşünce
Fikri Hür Vicdanı Hürİsmail Küçükkaya · Nemesis Kitap · 2020128 okunma

Anıl Haznedar

, bir kitap okudu
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
İsmail Küçükkaya
8.3/10 · 128 okunma