Anıl Haznedar

Anıl Haznedar
@AHaznedar
İnstagram @haznedaranil
10/10
·624 syf.··
Beğendi
·
2017 10. kitabı
Michael Capuzzo Av Modern dünyanın Sherlock Holmes’leri, en zorlu davaları çözmek için bir araya geliyor. Evet kitabın da sloganı bu zaten. İçinde bulunduğum ortam gereği mi yoksa izlediğim dizi ya da filmlerin etkisiyle mi bilmiyorum; ama kesin olan bir şey var ki ben polisiye kitaplara,filmlere bayılıyorum. İşte bu nedenledir ki genelde tercihim bu tarz kitaplar oluyor. Beni sayfaları arasına hapseden, sanki oradaki dedektifin ben olduğumu hissettiren kitaplar bunlar. Bu kitapta ise farkı bir durum söz konusu. Normalde nedir, yazara ilham gelir bir konu tasarlar ve bunun üzerinden hikayesini kurgulayarak romanını oluşturur. Burada ise anlatılanların tamamı gerçek. Evet yanlış duymadınız. Karakterler; yani kahramanlarımız, mağdurlar, maktüller ve katiller\işlenen cinayetler. Hepsi ama hepsi gerçek. Kitap, Amerikan suç tarihini konu alıyor.Ülke tarihinin en meşhur cinayet davalarından birkaçı üzerine yoğunlaşan kitabın merkezinde, ünlü ve gizli Vidocq Cemiyeti’nin kurucuları olan eski dedektif William Fleisher, profil uzmanı Richard Walter ve adli ressam/heykeltıraş Frank Bender yer alıyor. Sherlok Holmes çok büyük bir dedektifti ama bir hayal gücünün eseriydi. Biz ise gerçeğin ta kendisiyiz Sloganları bu ve Amerika’nın en umutsuz davalarını bir akşam yemeğinde çözebilecek kadar da yetenekliler. Dostoyevski’nin sayfalarındaki kadar karanlık bir kötülüğün gerçek hikayesine yer veren bu kitap, içerdiği etkileyici bilgileri ve güçlü anlatımıyla çağımızın en büyük suç savaşçılarına ait samimi bir portre çiziyor. Kitapta işlenen cinayetler ne kadar korkunç ve ürkütücü ise de kahramanlarımızın bu katilleri yakalayış tarzı da bir o kadar etkileyici. Bu tarz cinayetlerin işlendiğini bilmek insanı gerçekten ürkütüyor. Ama adaleti er ya da geç tecelli ettiren bu
AvMichael Capuzzo · Martı Yayınları · 201499 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Anıl Haznedar

, bir kitap okudu
10/10
·624 syf.··
Beğendi
·
2017 10. kitabı
Michael Capuzzo
8.2/10 · 99 okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2017 9. kitabı
Yakışıklılığı sayesinde kadınlar karşısında pek bir zorluk yaşamayan, ayran gönüllü diyebileceğimiz, her yeni bir macerada her şeyi önceden hesapladığı için herhangi olumsuz bir durumla karşılaşmayan ve karşısındaki kadının kim olduğuna bakmadan ona erotik bir şehveti haz duygusuyla yaklaşıp onunla her türlü ilişkiye hazır olan çapkın bir adam… Varlıklı bir avukatın durağanlıktan sıkılmış, hayatında yeni bir tat arayan, ihtiraslı ve genç, güzel karısı ve onun çocuk yaşta ama akıllı,hisleri kuvvetli ve bir o kadar da duygularına mağlup hasta oğlu… Yakıcı Sır, tüm ihtişamıyla karşınızda. Genel olarak baktığımızda Zweig, Edgar adlı bu çocuğun gözünden olayları aktarıyor ve tabi ki çocuk psikolojisini tıpkı bu macerayı yaşayan çocukmuşcasına ustalıkla sergiliyor. Zweig’ın derin psikolojik yönünün ne kadar kuvvetli olduğunu ve olayları bize ruhi yönden aktarış konusunda ne kadar başarılı olduğunu biliyoruz. Bu kitapda da Zweig, öncekilerden farklı olmadan bu yeteneğini konuşturuyor. Tekdüze bir hayat yaşasa da her türlü imkana sahip, aslında mutlu da olan ve mutlu bir aile tablosu içinde anne rolünü başarıyla oynayan bu kadın, neden baron gibi -tabiri caizse playboy- bir adamın peşinden hayatının eskisi gibi süregelmeme ihtimali olan bir maceraya heveslenir. Aslında anlamakta pek zorlanmıyorum. Bazı şeylerin farkında bir insanım. Her erkeğin içinde bir yerlerde gizli saklı kalmış bu tarz bir ihtiras mevcuttur. Bu ihtiras, kendini açığa vurduğu anda zincirlerini koparmış ve durdurulamaz bir hal almıştır. Ve o andan itibaren hedefine koyduğu kadını sadece kendi arzularını tatmin edecesiye kadar nişan hattından çıkarmayacaktır. Her zaman pusuda, bu avı sonuna kadar götürmeye kadar kararlı ve planladırlar. Yani şunu demek istiyorum; eğer böyle bir erkeğin görüş alanına
Teknoloji
Yakıcı SırStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202551,3bin okunma
10/10
·77 syf.··
Beğendi
·
2017 8. kitabı
SATRANÇ New York’tan Buenos Aires’e gitmekte olan bir yolcu gemisi… 3 Ana karakter… Sürükleyici bir psikolojik anlatım. Kitabı okurken sayfaların akışına kapılıyor ve içinizde bir şeylerin değiştiğini fark ediyorsunuz. Farklı bir haz alıyorsunuz. Sanki orman içinde bir ahşap kabinde şömine ateşinin başında elinizde kitabınız önünüzde bir fincan çay hemen yanında da dumanı tüten çaydanlığınız. Bu benim okuduğum ilk Stefan Zweig kitabı ve asla da son olmayacak. Oldum olası psikolojiyi sevmişimdir. Psikolojinin beni kendisine bağlayan içine çeken sihirli bir büyüsü var. Zaten hayatta yapmak istediğim 2 iş vardı: birisi kütüphaneci olmak diğeri de psikolog olmak. Hayat nedense farklı yollarla sürüklüyor bizi. Tıpkı kitapta Zweig’ın da dediği gibi beynimizde düzenleyici işlev gören esrarlı güçler var ve bunlar ruhu rahatsız edici ve tehlikeye sokucu şeyleri kendiliğinden devre dışı bırakıyor. Satranç’da da yazarın bize yaptığı aynen bu. Kitabı okurken eğer ki dış etkenleri sizi rahatsız etmeyecek şekilde soyutlarsanız ruhunuzu rahatsız edici şeyleri 83 sayfalığına hayatınızdan çıkarabilirsiniz. Ayrıca yazarının da Avrupa’nın içine düştüğü durumdan duyduğu üzüntü ve yaşamındaki düş kırıklıkları nedeniyle 22 Şubat 1942'de Rio de Janeiro'da, karısı Lotte ile birlikte intihar etmesi de kitaba olan bakış açımızı daha bir gizemli hale getiriyor. Tabi bu intiharda Hitler’in dünya düzenini kalıcı sanmasının verdiği karamsarlığın yanı sıra, kendi dünyasının asla bir daha var olmayacağı düşüncesinin de neden olduğunu düşünürse, Zweig gibi usta bir psikolojik yazarın kaleminden çıkanları da incelemek biz okurlara düşen görev oluyor. Kitapda adete tinsel bir savaş söz konusu. Ve siz de bu savaşın seyircilerisiniz. Kitabı okurken yaşadığınız durum çifte bir düşünme eylemi, yani bilincin
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,3bin okunma