Oysa bir kadını hayata hazırlamak gibi ciddi bir eğitim sürecinde, masumiyet denen o cehalete karşı savaşmak için çok birikimli ve deneyimli olmak gerekirdi!
En küçük sebepleri en büyük hülyâlara yeterli saymış, kendisine sahte temeller üzerine kurulmuş bir hayat vücuda getirmişti. İşte şimdi gerçeğin insafsız rüzgârları üzerinden geçtikçe o hülyâları hep birer birer düşürmüş, onu şuracıkta en küçük bir yaşama arzusundan tam bir yoksunluk içinde bırakmıştı.
O zaman eserini düşündü. Ah! Bu eseri! fakat şimdi ona ne gerek var? O artık ölmüş bir çocuğun boş ve soğuk gömleğinden başka bir şey miydi?