Bir şey olur, Güneş bir gün daha başka doğar dünyaya. Bin muhteşem güneşten “senin için bin tane olsa yakalayacak” birisi çıkar. Geçmişin acı veren tiz çığlıkları; daha iyi biri olmanın mümkün olduğunu, Hazara türkülerine dönüşerek anlatır bize. Pişmanlıklar dipdiri olsa da Güneş, ilk kar tanesini eritmeye başlar pişmanlıklarla beraber ve bir inanca tutunmak, bin umuda bel bağlamakla eşdeğer olur. Ne mutlu adı sanı bilinmeden bu dünyada yalnızca iyilik meleği olanlara ve ne büyük şükür sebebi ki pişmanlıklarını henüz yaşarken iyileştirebilenlere. Pişman olup pişman ölmeyenlere, cesur olup bin tane yakalayabilen uçurtma avcılarına!.