Dünyanın var olan ve gelecekte var olabilecek her şeyle birlikte, çepeçevre etrafında açılan donuk, ürkütücü boşluğun içine doğru çöktüğünü hissediyordu.
Daha fazla acı çekmemek için bu hayattan kurtulmay, bir mezar taşının altında huzurla yatabilmeyi diliyordu...
Hayatta hiçbir şey ona kıymetli görünmemiş, peşinden koşmak, erişmek, sahip olmak arzusunu vermemişti. Etrafına daima bir yabancı gözüyle bakmış, hiçbir yere bağlanmak arzusu duymamış, bu yalnızlığının gururu içinde memnun olmaya çalışmıştı. Şimdi ilk defa bir şey istiyor, hem de korkunç bir şiddetle istiyordu.