Dostovisky

Bir seferinde ben bile çok önemli bir buluşta bulunacaktım az kaldı.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Son derece başıboş ve şansa dayanan bir yaşantımız vardı. Hemen hiçbir şeyi önceden planlamaz, kazara planladığımız şeyleri de pek seyrek olarak uygulardık.
Felsefe
Episode
Yani bizim hiç korkmadığımız şeyler Doğrusu en çok korktuğumuz şeylerdir gerçekte İçimizde kahverengi bir dağ ölüsü yatar Bir yarasa ayaklanır. Aç gözlü bir kuş Varır kocaman bir şey olmanın bilincine Birden bir ses biçiminde, radyomuzun içinde Duyurur iki caz parçası arasından biri Ya gülünç bir yas töreni Ya toptan bir öldürme. Belki de Soğumaya yüz tutmuş bir fincan sütlü kahve Dönüşür ellerimizde kanlı, kırbaçlı Bastırılmış bir greve, yırtılmış dövizlere Örneğin üç yüz ölü, bir o kadar yaralı Ve sömürge şapkalı ve sten tabancalı Gözü dönmüş biriyle O güvenlik manşetleri birtakım gazetelerde. Yani bizim hiç korkmadığımız şeyler Belki en çok korktuğumuz şeylerdir gerçekte Ki bütün işkenceler, ezinler ve kırımlar Damlayan bir musluktur yerine göre Yoksa bir enkaz altında bir ölüm Ya da puslu bir havada, bir cinayette Bir ölüm Ölümün anlamı ne?
Şiir
Ölüsünün ağzında bir düzlüğün ölüsü Ben kendimi isterim heryerdeki bir yerde Ayak bileklerimin üstünde iki kıvrım Unuttuğum bir şey var, onun içinde Ve yadırgadığım. Ben kendimi taşırım İçinde olmadığım bir güne Bir yaprak biçiminde -boşluksa tırtıl- Birde işte tek kalmanın acısı, bir de Nemli toprakta yüzü koyun Yokluğuma kar biriktiren yazla birlikte İmgesiyim ölümün.
Şiir
Şekerli Gerçek
Ev karanlık kap kaçak iğne üstünde Karisi çocukları var mi yok mu belli değil Masa iskemle ocak Arama öyle şeyleri Bir sofra bir yaygı Bir sedir olsun yok mu Yok o da yok iste İğreti bir yaşayış içinde adam Duvarları yalnızlık yemiş bitirmiş Gökyüzü üstünde yıldızlar daha üstünde Kim örtsün damı duvarları kim koysun yerine Adam bir hiçliğin üstüne uzanmış Kimseler görmez Kil bir torba içinde sabunlar kımıldaşır Sabaha kadar Adam bıktığını anlayınca hiçlikten Gelsin pencere gelsin duvar Gelsin karısı çocukları Islak taşlar sabah işleri Adam dükkana döner gene O gerçek dediğimiz şey ışıl ışıl Yapışık sesler çıkarır şekerlerin üstünde.
Bu şiiri yazabilmek için neler vermezdim..·Kitabı okuyor
Şiir