Aspasia

Aspasia
@A__AMeer
Llamar o tocar a la puerta
Bu ruh ya da içimizdeki can dışımızdaki hayatla tümüyle alakasız. İnsan cesaretini toplayıp da ona ne düşündüğünü sorabildiğinde hep diğer insanların söylediklerinin aksini söylüyor.... Gerçekten de dünyanın en tuhaf mahluku bu: kahramanlıktan uzak, rüzgârgülü gibi değişken, "mahcup, küstah; iffetli, şehvetli; geveze, suskun; çalışkan, çabuk yorulan; becerikli, sakar; melankolik, iç açıcı; yalancı, dürüst; bilgili, cahil; cömert, cimri ve müsrif" - kısacası, öyle karmaşık, öyle belirsiz, toplum içinde onun hamaliyesini üstlenen versiyonuyla öyle alakasız ki insan bütün hayatını onu anlamaya çalışmakla geçirebilir.
Virginia Woolf
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Keşiflerimde kaçınılmaz bir şahsi koşullanma olsa da içlerinden bazılarının bütün herkes için geçerli olabileceğini düşünüyorum. Mesela bir şeyi zihinsel olarak bilmekle "yaşanmış" deneyim olarak bilmek arasında büyük fark olduğunu keşfettim. Bu herkes-çe bilinen bir gerçek olsa da hayati bir önem taşıyor. Psikoloji üzerine yazılmış bilimsel kitapları okudukça deneyimin hayati olgularının nasıl dışarıda bırakıldığını gördüm. Fikirlere görünüşte büyük bir yeterlikle hâkim olduğun halde, bilgilerini hayata uygulamaya çalıştığında bocalamanın mümkün olduğunu göstermek için okurlardan ilk birkaç bölümü okurken şunu akıllarında tutmalarını rica edeceğim: Psikoloji bölümünden üstün başarı belgesiyle mezun oldum ve bu deneyi sürdürdüğüm sırada pskiloji bilgimi, ders vererek, araştırma yaparak ve başka şekillerde kullanarak hayatımı kazanıyordum. Aslında bilmekle yaşamak arasındaki bu uçurum karşısında duyduğum huzursuz şüphe, bu yöntemi geliştirmekte ilk adımları atmama sebep oldu. Descartes'ı hatırlayarak, bana öğretilen her şeyden şüphe ederek işe başladım ama bilgilerimi bir mantık ve argüman yapısı oluşturacak şekilde tekrar inşa etmeye çalışmadım. Aklımdan değil hislerimden öğrenmeye çalıştım. Ama algımı incelemeye, deneyimlerimi gözden geçirmeye başladığım andan itibaren, farklı algılama şekilleri olduğunu ve bu farklı şekillerin beni farklı hakikatlere ulaştırdığını keşfettim. Hayatı kafamdaki farkındalık merkeziyle, at gözlüklerinden görmek anlamına gelen bir dar odak vardı, bir de bütün bedenimle bilmek anlamına gelen, gördüğüm şeyleri algılayışımı hayli değiştiren geniş bir odak vardı. Dar odağın aklın yolu olduğunu keşfettim. İnsanın hayat üzerine fikir yürütmek gibi bir alışkanlığı varsa, hislere de aynı yoğunlaşmış ilgiyle yaklaşmaması, hislerin genişliğini,
Önemli olan dertlerden uzak durmayı nasıl başarabildiğiniz değil, başınız derde girdiğinde bunun üstesinden nasıl geldiğinizdir.
Kusur bir başarısızlık değil, ilerleme izidir. Kusurlu olmayan hiçbir şey canlı değildir.
Ruh güncesi
bazen kopuyor her an, bambaşka bir yerde buluyorum kendimi, buradan oradan çok uzakta.. dönmek imkansız görünüyor ya da dönmek gelmiyor içimden. adalarım var sanırım lemmacik benim de. ama kayığın küreklerini kırıyorlar. yenisini özenle yapmaya başlıyorum, bi adaya tam ulaşmayı deniyorum, yeniden kırılıyor.. bıraktım artık dalgalara onlar nereye götürürse, hep deniz olsa da razıyım ve mutluluğu buluyorum kayığımda.. işte aşamadığım bu bazenler dışında. kapkaranlık.
İnsan ve Hayat