Çok tuhaftır, fakat insanın üzülme yeteneğinin bir sınırı vardır. Belki de büyük kederler, bir taraftan insanı acıtırken, bir taraftan da duygularını uyuşturuyordu, ateş bile insanı bir sınıra dek yakar, o sınırı aşan ateş –şu beyaz ateş dedikleri– artık insanı yakmaz. İnsanın üzülme yeteneğinin sınırı aşıldı mıydı, ne eklenirse eklensin artık koymuyordu, vız geliyordu.
Şimdi, istatistiksel olarak yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede kul hakkını kutsal bilen bir toplum muyuz? Bunu ele alalım. Çocuk kul mudur? Kadın kul mudur? Çalışan işçi kul mudur? Müslüman olmayan kul mudur? Vatandaş olmayan kul mudur? Aynı mezhepten olmayan kul mudur? Kul kimdir?