Allah insana bir şey duyurmayı diledikten sonra,onun kalbine başka şeyler ilham ediyor. Sonra araya araya buluyorsun yolunu.
Yol aydınlık olsun,aramak mesele değil.
Aklını dolduran tek şey; nasibini seni bir gün mutlaka bulduydu. Her şey insana yazılıyor diye düşündü;ama bazen ulaşmıyor. Bilmediğimiz nedenlerle dolaşıp duruyor hayatın içinde. Bazen yanından geçiyor insan yazgısının, bazen elinden tutuyor ama bunun kaderi olduğunu anlamıyor. Tam yakalayacak gibi oluyor ama uçup gidiyor. Sonra bir gün, hiç hesapta yokken, hiç beklemezken, başka âlemlerdeki seyrini tamamlıyor senin olan şey,çıkıp seni buluyor. Ömer’in saati gibi…
Sevilmek isteyen de, sevmeyen de, sevilmediği için kızan da, sevmediği için kızılan da aynı insan, hepsi aynı ruhun içinde kendilerine bir yer buluyorlar.
Kendi kederlerimi taşımaya alıştım… Ama ya başkalarının kederi. Bunu taşımaya alışamıyorum bir türlü. Başkalarına bakan gözlerimin gördüklerine dayanamıyorum.