Bu ülkede bir çok insanın hayatını, dar ağaçlarında, hapishanelerde, mahkemelerde neden heder ettiğini bir kez daha anladım, patlamaya hazır bir tomurcuk gibi duran o eşsiz mutluluğun kokusunu alıp da, umutla ulaşmak için dövüşmemek mümkün değil.
Mutluluk bu bileşimden çıkacak ve bir gün mutluluk bu diyarlara geldiğinde, hiçbir yere gelmediği kadar güzel ve görkemli gelecek.
Özlem bana böyle söylüyor .
Allah insana bir şey duyurmayı diledikten sonra,onun kalbine başka şeyler ilham ediyor. Sonra araya araya buluyorsun yolunu.
Yol aydınlık olsun,aramak mesele değil.
Aklını dolduran tek şey; nasibini seni bir gün mutlaka bulduydu. Her şey insana yazılıyor diye düşündü;ama bazen ulaşmıyor. Bilmediğimiz nedenlerle dolaşıp duruyor hayatın içinde. Bazen yanından geçiyor insan yazgısının, bazen elinden tutuyor ama bunun kaderi olduğunu anlamıyor. Tam yakalayacak gibi oluyor ama uçup gidiyor. Sonra bir gün, hiç hesapta yokken, hiç beklemezken, başka âlemlerdeki seyrini tamamlıyor senin olan şey,çıkıp seni buluyor. Ömer’in saati gibi…