Eğer bir alkoliğin günün o ilk yudumunu arzuladığı kadar yaşamı arzulamıyorsan, bil ki hayatta olmayı hak etmiyorsun! Üstelik bir alkolik daha o ilk yudumda hatırlar alkole bağımlı olduğunu. O an anlar, içkisiz yaşayamayacağını. Ama insan o kadar aptal bir hayvan ki hayata bağımlı olduğunu ancak ömrünün sonunda anlıyor. Hatta son nefesinde. Alkoliğin daha ilk yudumda anladığını ayık olan ancak son nefesinde fark ediyor!
Bunu anlıyor musunuz? Anlıyor musunuz? Ben... Ben yalnızca bir şeyi anlamıyorum... Nasıl... Nasıl oluyor da böyle anlarda insan yanındakiyle birlikte ölmüyor? Nasıl oluyor da ertesi sabah uyanıp, dişlerini fırçalayıp kravatını bağlıyor? Onunla hissettiğim şeyi yaşayan biri, nasıl oluyor da yaşamaya devam edebiliyor? Tüm ruhumla yanımda tutmak istediğim, nefesi için mücadele verdiğim, savaştığım bu ilk insan, nasıl da ellerimin arasından kayıp gitti...
Doktor olmanın, tüm hastalıklara karşı her şevi bilmenin, sizin de bilgece dediğiniz gibi yardım etmeyi görev bilmenin, ancak yine de hiçbir şey yapamadan ölen birinin yanı başında oturmanın, olacakları bilerek çaresizce oturmanın ne demek olduğunu bilir misiniz? Bedeninizdeki her bir damarı parçalasanız da ona yardım edemeyeceğinizi, bir tek bu korkunç gerçeği bilirsiniz..