İnsanlarla kurduğumuz ilişkiler genelde sandığımız gibi gemi halatlar üstüne kurulmaz. Bazen bir urgan , bazen ise ince bir tel tutar bizi bir arada. Bu teller zamanla daha da incelir. Bunun nedeni verdiğimiz tavizlerdir. Bir taviz aslında çok masum görünür. Ama uçurumun kıyısına atılan bir adımdır. Nasıl mı ? Bir taviz bir sonrakini getirir. Daha sonra bir başkası... derken artık konu sizi rahatsız eden bir aşamaya gelir. Bu noktada bu eylemizden vazgeçmek isteriz. İpler bizim elimizde değildir artık. Karşımıza ki insana sağladığımız bu istisna artık onun açısından hak olarak görülmeye başlanır. Ve siz artık onun hakkını gasp etmiş bir insansınız. Usta bir satranç oyuncusu, genelde matı önceden görür ve mat olamadan oyundan çekilir.