Abstractist

Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Eşya, zeval ve ademe gitmiyor; belki daire-i kudretten daire-i ilme geçiyor, âlem-i şehadetten âlem-i gayba gidiyor, âlem-i tagayyür ve fenadan âlem-i nura, bekaya müteveccih oluyor. Hakikat nokta-i nazarında eşyadaki cemal ve kemal, esma-i İlâhiyeye aittir ve onların nukuş ve cilveleridir. Madem o esma bâkidirler ve cilveleri daimîdir; elbette nakışları teceddüd eder, tazelenir, güzelleşir. Ademe ve fenaya gitmiyor; belki yalnız itibari taayyünleri değişir ve medar-ı hüsün ve cemal ve mazhar-ı feyiz ve kemal olan hakikatleri ve mahiyetleri ve hüviyet-i misaliyeleri bâkidirler.
Alıntı
Abstractist
Kâinattaki çeşitlilik, Allah’ın sonsuz isimlerinin farklı tecellileridir. Her varlık, O’nun güzelliğini yansıtan bir ayna, her değişim, yeni bir İlahi nakıştır.
Hırs
Evet, hırs, zîhayat âleminde en geniş bir daireden tut, ta en cüz’î bir ferde kadar sû-i tesirini gösterir. Tevekkülvarî taleb-i rızık ise bilakis medar-ı rahattır ve her yerde hüsn-ü tesirini gösterir. İşte bir nevi zîhayat ve rızka muhtaç olan meyvedar ağaçlar ve nebatlar, tevekkülvarî, kanaatkârane yerlerinde durup hırs göstermediklerinden, rızıkları onlara koşup geliyor. Hayvanlardan pek fazla evlat besliyorlar. Hayvanat ise hırs ile rızıkları peşinde koştukları için pek çok zahmet ve noksaniyet ile rızıklarını elde edebiliyorlar.”
Sayfa 304·Kitabı okuyor
Alıntı
Abstractist
Rızık, kudretin değil, rahmetin neticesidir. Çalışmak sebep, neticeyi yaratan Allah’tır. Hırs, ilâhî hikmete güvensizliktir; tevekkül ise o hikmete teslimiyettir.