İnsan, hayal ve düşüncelerinin toplamıdır. Ancak insanı kendi ruhunu yok etmeye sürükleyen şey 'yeis'tir. İnsanları canlandıran emel, öldüren ise yeistir. Yeis, her türlü gelişmenin engelidir. 'Neme lazım, başkası düşünsün' anlayışı istibdadın bir mirasıdır. Sıkıntı, sefaletin öğretmenidir. Yeis, düşüncelerin dalaleti ve kalbin karanlığı ile ruh sıkıntısının kaynağıdır. Güzel gören, güzel düşünür; güzel düşünen ise hayatından lezzet felsefesiyle tavsiye ederim. Gerçekten vehim zor bir süreçtir. Sen nereye gidersen o seninle gelir. Bazen de kafanı vücudundan ayırmak istersin ama bu mümkün olmaz. Hani dedik ya insan ‘hayal ve düşüncelerinin toplamıdır’ diye; bazen seni öyle yerlere sürükler ki, sanki dağın tepesinden kendini aşağı bırakıyormuşsun gibi olur ve hiç bitmeyen bir düşüş yaşarsın. Yapacağın işlere engel olur. Yalnızken, hiçbir şey yaşamamış olsan bile duygusal bir kırgınlık hissedersin. Asıl mesele, senin hiç yaşamadığın şeylerin zihninde ortaya çıkması ve olayları karamsar bir şekilde algılamandır. Günümüzde artık mutsuzluk, insan yaşamının mutluluk portresi haline gelmiştir. Evet, kolay bir süreçten geçmiyoruz; katliamlarla, çocuk cinayetleriyle ve türlü türlü kan donduran olaylarla karşılaşıyoruz. Ruhumuz ve hücrelerimiz etkileniyor. Ancak, hem kendi sağlığımız hem de insanlara, öğrencilere ve diğerlerine örnek olabilmek için ümitsizliğe kapılmamalı, pozitif düşünebilmeli ve işlerimize odaklanabilmeliyiz. Belki benim şu an o gücüm yok, ama toplum için yeniden inşa etmek hepimizin yararına olacaktır.