Hapishaneye alternatif bir önlem arayışının bugün ne anlama gelebileceğini anlamak istiyorsak, bu sorunun yanıtlanması gerektiğini düşünüyorum.
Bir tür hipotez-paradoks formüle ederek başlamak istiyorum, çünkü gerçekten bilimsel bir hipotezin aksine, bunun 'eksiksiz' argümanlarla doğrulanabileceğinden emin değilim. Bence bu tartışmayı başlatacak bir hipotez, bence politik bir hipotez, (nasıl söyleyelim?) bizi nereye kadar götürebileceğini görmemiz gereken stratejik bir oyundur.
Bir kurumun fiziksel varlığı ortadan kalktığında, onun işlevlerini devralan mekanizmalar özgürleştirici mi olur, yoksa yeni bir kontrol biçimini mi temsil eder?
Gerçek şu ki, her şeye rağmen hapishane kurumu şu anda, her yönden değil belki ama çok geniş bir cephede, giderek daha fazla yaygınlaşması beklenen bir işlevsizlikte ısrar ediyor.
Gerçek şu ki, her şeye rağmen hapishane kurumu şu anda, her yönden değil belki ama çok geniş bir cephede, giderek daha fazla yaygınlaşması beklenen bir işlevsizlikte ısrar ediyor.
Ruh-u beşerde pek çok istidat ve kabiliyetlerin tohumlarını ekmiştir. Fakat o istidatların terbiyesini ve neticesini, cüz-ü ihtiyarînin eline vermiştir. O cüz-ü ihtiyarînin yuları da, şeriatın, yani delâil-i nakliyenin eline verilmiştir.