Abstractist

Birinci Deva: İnsanın hastalığı zahiren bir nevi dert gibi ise de dert değil belki bir nevi derman olduğunu ve ömür sermayesi sıhhat ve âfiyet ve istiğnadan gelen bir gafletle zayi olduğundan, hastalık o zayiatı meyvedar bir ömre çevirdiğini haber verir gayet güzel bir devadır.
Sayfa 477·Kitabı okudu
Reklam
Kuvve-i zaika, maddî cesede inhisar etmekten ziyade; akla, ruha ve kalbe baktığından israf etmemek, zillet ve sefalete düşmemek ve o kuvve-i zaikayı taşıyan lisanı şükürde istimal etmek şartıyla leziz taamların tercih ve takip edilebileceğini ve bu hakikat, hârika kuvve-i kudsiye sahibi Şah-ı Geylanî (ks) Hazretlerinin ihya-yı emvat keramet-i azîmesiyle izah edilerek ruh cesede, kalp nefse, akıl mideye hâkim olduktan sonra, şükrün münteha derecelerine vâsıl olmakla mümkün olduğunu beyan eder.
Vücud-u beşer bir saray, mide bir efendi, ağızdaki kuvve-i zaika bir kapıcı, et'imenin verdiği lezzetler birer bahşiş olduğunu göstererek; vücudun idaresi iktisat ile temin edildiğini, israf ise muvazenesizliği ve hastalıkları tevlid ettiğini beyan eder.
Sayfa 464·Kitabı okudu
Cenab-ı Hakk'ın nur-u marifetine yetişmek ve bakmak; ve âyât ve şahitlerin âyinelerinde berahin ve delillerin emarelerini görmek üç çeşit olup bir kısmı, su gibi; ikinci kısmı, hava gibi; üçüncü kısmı, nur gibi olup takarrubun tarifini ve bu'diyetin vartalarını beyan eder.
Sayfa 461·Kitabı okudu
Şeytan, insanın hatalarını ve kusurlarını kabul edip düzeltmesini engellemek için nefisle (egoyla) işbirliği yapar. İnsanı kusurunu itiraf etmekten uzaklaştırır, böylece tövbe ve Allah’a sığınma (istiğfar ve istiâze) yolunu kapar. Bunun yerine, insanı kendi kusurunu savunmaya iter ve hatta kusurlarını haklı göstermeye çalıştırır. Bu durum, insanın daha büyük bir yanılgıya düşmesine sebep olur. 1. Şeytanın Yöntemi: Şeytan, insanın enaniyetini (bencilliğini, kibirini) harekete geçirir. İnsan, hatasını kabul edip tövbe etmek yerine, kusurunu savunmaya başlar. Şeytan, insana avukat gibi davranarak nefsini (egosunu) müdafaa ettirir ve kusurlarını masum göstermeye çalışır. 2. Kusuru Takdis Etmek: Şeytanın etkisiyle insan, kusurunu taksirat (eksiklik, hata) olarak görmek yerine takdis (kutsama) eder. Yani, yanlışını kabul edip düzeltmek yerine, kusurunu övüp haklı çıkarmaya çalışır. Bu durum, insanın hatasını büyütür ve onu daha da zararlı bir hale getirir. 3. Kusurunu Görmemek: Kusurunu fark etmemek, o kusurdan daha büyük bir kusur olarak tanımlanır. Çünkü hatasını görmeyen insan, onu düzeltme çabasına girmez ve aynı hataları tekrarlar.

Abstractist

@Abstractist
·
İkinci Nokta: Şeytan, kusurlu insana kusurunu itiraf etmemek ile istiğfar ve istiaze yolunu kapayıp, enaniyeti tahrik ederek, avukat gibi nefsini müdafaa ettirir. Âdeta nefsini taksirattan takdis ettirmesine mukabil, herkesi ikna edecek bir cevaptır. Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusur bulunduğunu ve kusurunu görmek, kusuru kusurluktan çıkarmak olduğunu beyan eder.
Sayfa 456·Kitabı okudu
Reklam