Şeytan, insanın hatalarını ve kusurlarını kabul edip düzeltmesini engellemek için nefisle (egoyla) işbirliği yapar. İnsanı kusurunu itiraf etmekten uzaklaştırır, böylece tövbe ve Allah’a sığınma (istiğfar ve istiâze) yolunu kapar. Bunun yerine, insanı kendi kusurunu savunmaya iter ve hatta kusurlarını haklı göstermeye çalıştırır. Bu durum, insanın daha büyük bir yanılgıya düşmesine sebep olur.
1. Şeytanın Yöntemi:
Şeytan, insanın enaniyetini (bencilliğini, kibirini) harekete geçirir. İnsan, hatasını kabul edip tövbe etmek yerine, kusurunu savunmaya başlar. Şeytan, insana avukat gibi davranarak nefsini (egosunu) müdafaa ettirir ve kusurlarını masum göstermeye çalışır.
2. Kusuru Takdis Etmek:
Şeytanın etkisiyle insan, kusurunu taksirat (eksiklik, hata) olarak görmek yerine takdis (kutsama) eder. Yani, yanlışını kabul edip düzeltmek yerine, kusurunu övüp haklı çıkarmaya çalışır. Bu durum, insanın hatasını büyütür ve onu daha da zararlı bir hale getirir.
3. Kusurunu Görmemek:
Kusurunu fark etmemek, o kusurdan daha büyük bir kusur olarak tanımlanır. Çünkü hatasını görmeyen insan, onu düzeltme çabasına girmez ve aynı hataları tekrarlar.