Bu dünya determinist ilişkisi üzerine kurulmuştur. Yani mutlakiyet yoktur. Kalıcı ve değişmez olan diye birşey yoktur. Bundan dolayı öldüğümüzü düşünürüz.
Paradoks ise şurada : bu evrende mutlak olan yoksa nasıl oluyorda ölmek, mutlak bir sonuç oluyor. Denklemin düzenini bozan şey budur. Olması gereken ise ölüm - ölümsüzlük ihtimallerinin bir arada olmasıdır.
Her türlü adalet Tanrıdan gelir; adaletin kaynağı yalnız odur. Ama biz adaleti bu kadar yüksekten almasını bilseydik, ne hükumete ihtiyacımız olurdu, ne de yasalara.