" Benim tam bir erkek gibi davranmamı istiyor. O duvara yaslanmış duruyor olacak, ben de elimi başının hemen yanından duvara dayayacağım. 'Naber bebek' diyeceğim. Böyle biri olmamı istiyor. Erkek olamayacak kadar mutsuzum ben."
“ Bana insanlardan mı bahsediyorsun? Insanlar mazide ve tarihin yaprakları arasında kaldılar. Bu gördüklerin birer karikatürden başka bir şey değildir…”
" Bazen öyle olur. Söyleyecek bir düzine cümlen varken nereden başlayacağını bilmediğin için susarsın. Sıra sana geldiği halde susarsın. Daha önce işe yaramadığı için susarsın. Çünkü bilirsin; her savaş kendini tekrar eder ve bir gün er ya da geç bütün aşklar biter. Çarpan bir kapının, kayıplara karışan bir adres olduğunu anlarsın..."
" Efendiler!
Körebe oynamaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? Yurtseverlikten, halka olan sevgiden, kültüre hizmetinizden bahsediyorsunuz; peki halkınız, vatanınız, kültürünüz için neler yapıyorsunuz? Birlileri inadına ve utanmadan, canice bu ‘değerli vatanı’, ‘sevgili halklarını’ soyuyor. Diğerleri ofislerde, yayınevlerinde tembellik yapıyor, okullarda ve üniversitelerde memurluk taslıyor…
......
Devlet, büyük bir ailedir. Halk kitleleri ise sizin küçük kardeşlerinizdir. Onların korkunç yaşam tarzları toplumun üst seviyelerinin utancı ve cinayetidir. Unutmayın: halk uzun süre sabredebilir, fakat herşeyin bir sonu vardır. Halk kitleleri de vahşileşebilir. Bu durumun gerçekleşmesine izin vermeyin.. "