Evlilik kurumu adına ara sıra hatırlamak istediğim tatlı bir not olarak burada kalsın isterim :) <3
Hukuki bağ, çiftlerin duyguları ve deneyiminden bağımsızlaşma egilimine, hatta görevine sahipti. Bir de şöyle diyordum: "On ya da yirmi yıl sonra, hayat boyu sözleşmemizin, dönüşecegimiz kişilerin arzusuna denk düşeceğine bize ne garanti edebilir?" Senin cevabınsa kaçınılmazdı: "Eğer biriyle tüm bir hayat için birleşiyorsan, hayatlarınızı paylasır ve evliliğinizi parçalayan ya da bozan şeyi yapmayı aklınızdan silersiniz. Kendinizden bir çift yaratmak ortak tasarınızdır, değişen koşullara göre onu tekrar yönlendirmekten, uyarlamaktan, desteklemekten asla vazgeçmezsiniz. Birlikte yapacağımız şey neyse o olacağız."
Elbette söylemek istediğimiz bir şey olmasa bile konuşmak, katşımızdaki kişiye nezaket gösterdiğimiz anlamına da gelebilirdi. Ancak çoğu zaman başkalarını düşünmekten asıl kendimizi düşünemez hale geliyorduk. Ondan bundan bahsederek kendimizi konuşmaya zorlarken birdenbire bomboş hissediyor, bir an önce bulunduğumuz yerden çıkıp gitme isteğiyle sarmalanıyorduk.
Dünyada yapacak bir şeyimizin olmadığı apaçıktır; fakat kokuşmamızı gevşeklik içinde sürdürmek yerine ter kokuları yayarız ve leş gibi kokan bir havanın içinde kalırız soluk soluğa.