Aden’

"Her insan, yalnızca öngördüğü, beklediği, umduğu şey için yaşar. Bütün yaşamı, öyle bir biçimde kurulmuştur ki, her anın onu izleyen bir anı hazırladığını, her saatin ondan sonra gelecek bir saati, her günün, ardından gelecek bir günü hazırladığını bildiği ölçüde onun için bir değeri vardır. Bütün yaşamı, düşlerden, ideallerden, tasarılardan, beklentilerden oluşur -bütün şimdiki zamanı, geleceğinin çevresindeki düşüncelerden oluşur. Olan, şimdi var olan her şey belirsiz, karışık, yetersiz, ikincil görünür bize, kendi kendimizi ancak bütün bu şimdi var olan şeylerin bir önsözden, geleceğin güzel romanının uzun, sıkıcı bir önsözünden başka bir şey olmadığını düşünerek avuturuz kendimizi. Bütün insanlar, bilerek ya da bilmeyerek, bu inançla yaşarlar. Ansızın biri onlara bir saat içinde tümünün öleceğini söyleyecek olsa, yaptıkları, yapmış oldukları her şeyin onlar için hiçbir hazzı, hiçbir tadı, hiçbir değeri olmazdı."
Reklam
Cemal Süreya, öykü yazarı Tomris Uyar’a aşık olduğunda, kendisi henüz Ülkü Tamer’le evliydi. İkisi de evliydi ve birbirleri için boşandılar. İlk tanışmalarını şöyle anlatmıştı Cemal Süreya; “Kendisini tanıdığımda ben evliydim, o da evliydi. Ankara’da tanıştık, Sanatseverler Derneği’nde -hiç unutmuyorum-… O bana herhalde bir arkadaşıyla, yani Ülkü Tamer’le evli ve edebiyata düşkün genç bir kız olarak ilgi gösterdi ama çok sıradan bir ilgi gösterdi. Ben de onun, sandığımdan çok daha -nasıl söylesem- daha derin demeyeyim de, daha keşfedilmeye değer bir insan olduğunu düşündüm.” Verimliydi aşkları. Cemal Süreya durmadan yazdı… Aşk’a, sevgiye, cinselliğe dair en güzel cümleleri şiir olup akıyordu sevgiliye.. Umudu da umutsuzluğu da kabullendiler. Cemal süreya; “Daha n’en olayım isterdin, Onursuzunum senin!” sözlerinde açıkladı bitmez karmaşasını. Tomris Uyar pek az konuşurdu ilişkisi hakkında. Cemal Süreya’dan bahsederken bir şair eleştirmeni edasındaydı. Ancak ayrıldıktan sonra bir kaç kez bahsetmişti özelinden ve şöyle demişti Tomris Uyar; “Cemal beni bıraktı ama rahat edemedi. Ona göre bana sahip olunamazdı. ‘Senden ayrıldığım anda, senin hakkında, hikâyen hakkında sevdiğimi belirtecek hiçbir şey söylemeyeceğim; benim ağzımdan kimse duymayacak’ dedi ve doğrusu hiç yazmadı.” Bir de gülümseten hikayelerinden var elimizde. Tomris Uyar’ın anlatımıyla Cemal Süreya’nın “şahsiyet rötarı” Her akşam işten çıkıp şıp diye eve damlıyordu Cemal Süreya. Bir gün Tomris Uyar, ‘Biraz gez dolaş, arkadaşlarınla falan buluş’ dedi. Ertesi gün geç geldi Cemal Süreya, daha ertesi gün de, hep geç geldi. Bu akşamlardan birinde, örtü silkelemek için pencereyi açan Tomris, apartmanın girişinde oturan Cemal’i gördü ve gerçek ortaya çıktı. Her akşam iş çıkışı eve geliyor ama aşağıda oturup
Şiir
Ayışığında oturuyorduk Bileğinden öptüm seni Sonra ayakta öptüm Dudağından seni Kapı aralığında öptüm Soluğundan seni Bahçede çocuklar vardı Çocuğundan öptüm seni Evime götürdüm yatağımda Kasığından öptüm seni Başka evlerde karşılaştık İliğinden öptüm seni En sonunda caddelere çıkardım Kaynağından öptüm seni
"Altını çizdiğim bir kitabı birine verirken çekinirim. Sanki yaralarımı teslim ediyormuş gibi, sanki "bak benim buralarım çok ağrıyor” der gibi.."
"Uyandım uyandım, hep seni düşündüm Yalnız seni, yalnız senin gözlerini"
Reklam