Roger eğilip bir taş seçti; nişan aldı, Henry'ye attı; ama ona değmemek için nişan almıştı. Zaman kavramının saçmalığını simgeleyen bu taş, Henry'nin beş yarda sağından fırladı, suya düştü. Roger, bir avuç taş topladı, atmaya başladı. Gel gelelim, Henry'nin çevresinde, çapı belki altı yarda olan bir alan vardı ki, oraya taş atmayı göze alamıyordu. Roger'in eski yaşantısına bağlı ve gözle görülmediği halde henüz güçlü kalan kesin yasaklar, bu alanda egemendi. Analar babalar, okullar, polisler, yasalar, çömelen küçüğü korumaktaydı. Roger'in varlığından haberi olmayan, yıkılıp giden bir uygarlık, Roger'in kolunu koşullandırıyordu hâlâ.
Sayfa 70 - Henry kıyıda çömelmiş su birikintisini (?) izliyor ve arkasında fark etmediği Roger var·Kitabı okudu
Bu eserde Doktor Vladimir Mihayloviç Bomgard'ın (Adını eserin 111. Sayfasında buldum. Kitapta kahramanın adı çok geçmiyor.) okulunu bitirdikten sonra şehirden uzak bir yere doktor olarak görevlendirilmesi neticesinde yaşadıkları sade bir dille anlatılır.
Kitabı sevmemin en önemli sebeplerinden biri başkahramanın benim gibi sürekli endişeli ve karamsar olmasıdır. Kahramanımız başlarda çok fazla tedirginken kitabın sonlarına doğru tecrübe kazanması sebebiyle daha sakin bir doktor olmuştur.
Kitabın aslında komedi kitabı olduğunu bir yakınımdan öğrendim. Başta beni bu bilgi şaşırtsa da doktorun anılarını okurken kitabın komedi kitabı olduğunu anladım.
Eğlenceli bir kitap, uzun değil (157 sayfa), yalın bir dil kullanılmış, çevirisi de güzel yapılmış. (Bulgakov'un başka bir eserini henüz okumadığım için yazarın eserleri arasında karşılaştırma yapamayacağım.) Ben eseri beğendim, tavsiye ederim. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. Mihail Bulgakov