Başka yerde kullanılmayacak bu deniz
Peşinden sürüklediğin lânetleri
Bir kitap yaprağına çevirmekten
Sen bu suyu anlamadın daha
Bengisudan daha bol ne vardır dünyada
Karalardan daha büyük yer tutar o
Gir yıkan içinde yüz öteye
Gez üstünde kadim balıkçılar gibi
Ye etinden kat özünden gövdene
Çıkar derinliğindeki inciyi
Ki senin o gençlik aşkındır
Sevgilinin seni çileye iten öğütleri
Senden uzaklaştırarak kendini
Bir demirci gibi döğdü döğdü de demirini
Kurabildin kendinde ve çevrende
O demirden kendi Medine’ni
Çağır çağır bu suya Medine gelsin
Bağrındaki saatinden bir ses yükselsin
Çöl silinsin yol bitsin
Kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı.. ve yüzüm ömrümün atlası; düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir engebeler atlası.