Banu Kızmaz

Banu Kızmaz
Merhaledir dünya konan göçer x.com/adni_darendevi
Başka yerde kullanılmayacak bu deniz Peşinden sürüklediğin lânetleri Bir kitap yaprağına çevirmekten Sen bu suyu anlamadın daha Bengisudan daha bol ne vardır dünyada Karalardan daha büyük yer tutar o Gir yıkan içinde yüz öteye Gez üstünde kadim balıkçılar gibi Ye etinden kat özünden gövdene Çıkar derinliğindeki inciyi Ki senin o gençlik aşkındır Sevgilinin seni çileye iten öğütleri Senden uzaklaştırarak kendini Bir demirci gibi döğdü döğdü de demirini Kurabildin kendinde ve çevrende O demirden kendi Medine’ni Çağır çağır bu suya Medine gelsin Bağrındaki saatinden bir ses yükselsin Çöl silinsin yol bitsin
Sayfa 51
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Rastlantı diye bir şey yoktur. İnce bir hesap, hepsi bu...
Kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı.. ve yüzüm ömrümün atlası; düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir engebeler atlası.
Sayfa 79
"Saat onikidir söndü lambalar Uyu da turnalar girsin rüyana, Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar. "
- Gece, " geçmek"ten geliyor. Gitmek, uzaklaşmak, tepeyi aşmak, görünmez olmak... Demek bunun için ardında bıraktı güneşi! Demek bunun için kaçıyor!