Bütün maceralar aslında bir kendini arama, bulma hikayesi, diye geçirdi içinden. Oysa ben bu maceraya kendimi aramak veya bulmak için değil, kaybetmek için çıktım.
Sömürge yönetimleri sömürülen toplulukların ekonomik anlamda istismar edilmelerinin yanı sıra toplumsal ve mahrem alanlara "medenileştirilme" adı altında yapılan müdahaleleri de içerir. Amerikalı antropolog Ann Laura Stoler'ın dediği gibi, ahlak eğitimi bir medenileştirme aracı olarak sömürgeciliğin tam merkezinde yer alır (Stoler 2004). İşte bu ahlak eğitiminin bir parçası olarak duyguları kontrol etmek ve mantıklı olmaya yapılan vurgu devleti hem bir üst mantık alanı olarak tanımlar hem de onu yönetilenleri mantıksal özneler olarak eğitmenin başlıca aracı olarak görür. Bu yolla sömürge devletleri kamusal ve sosyal alanla beraber bireysel ve öznel alanlarda da yoğun etkiler yaratırlar.
Bourdieu'nün deyimiyle devlet meşru olarak zor kullanabilen tek merci olmanın ötesinde çeşitli toplumsal olayları onayarak onlara resmi bir gerçeklik atfedebilme yetkisiyle donanmış tek yapıdır.