Ama Şems öğrendikçe, şeyhinin bilgileri ona az gelmeye, Ebubekir ona yetmemeye başlamıştı. Bu durumu da şöyle anlatıyordu Şems:
O Şeyh Ebubekir Sellebaf’ın sarhoşluğu Tanrı’dandı. Ama o kutsal sarhoşluktan sonra gelen ayıklık onda yoktu.
Eğer sedir ağacın altındakiler basit insanlar olsaydı muhakkak ki hayretlerini gizlemeyeceklerdi. Fakat yüksek sosyetenin seçkin şahsiyetleriydi bunlar.Sessizce hayret etmeyi daha doğru buldular.