Ferit Edgü’nün Hakkari’de Bir Mevsim kitabı, benim için şaşırtıcı derecede akıcı bir okuma oldu.
Dil çok sade ama bir o kadar yoğun… Okurken sayfalar akıp gidiyor ama alt metinde sürekli bir yalnızlık, yabancılaşma ve iç hesaplaşma hissi var. Bir öğretmenin sadece bir köyde yaşadıklarını değil, aslında kendini arayışını okuyorsun.
En çok hoşuma giden şey, anlatımın doğrudan ama etkili olmasıydı. Abartı yok, süs yok ama his çok güçlü. Sanki soğuk, sessiz bir coğrafyanın ortasında sen de o yalnızlığı yaşıyorsun.
Kitapta geçen bazı cümleler gerçekten içe dokunuyor:
“Kendinden kaçma, kendinden kaçamazsın.”
“Kendimi burada bulduğumda, kendimle ilgili hiçbir şey anımsamıyordum.”
“Nasıl kendisiyle konuşur insan, nasıl dertleşir… bunu da öğrendim.”
Bu alıntılar aslında kitabın ruhunu çok güzel özetliyor. Dışarıdan çok az şey oluyor gibi görünse de içeride büyük bir yolculuk var.
Kısacası: Sessiz ama derin, sade ama etkileyici bir kitap. Akıcı bir okuma olmasına rağmen insanda uzun süre kalan bir hissi var. Özellikle içsel yolculukları anlatan kitapları sevenler için çok kıymetli bir eser.