Duygularımızı reddetmek yerine kabineye geçip hissettiklerimizle anlaşmayı denesek belki de her şey daha farklı olurdu...
Bir şey bize kendimizi kötü hissettiriyorsa yüzleşmeliyiz.
Ama neden?
Ben bu kitapla bu soruya en güzel cevabı buldum
Günümüz ilişkilerini gördükçe yeni bir ilişkiye adım atmaktan korkar olduk.
Yaşadığımız duygular aşk mı? Şema kimyası mı?
Tanıdık bir yara mı?
Yanlış olduğunu bile bile başlanılan ilişkilerin bir şansı var mı?
Seviyorum ama yürütemiyorum sorun bende mi?
Gibi gibi sorularla birlikte bir ilişki bir dinamik nasıl olmalı?
Diye düşünüyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız
Bence ebeveyn olmadan önce, ebeveynlik sürecinde tekrar okunması gereken bir kitap...
Hepimiz yaralı çocukluk geçiririz ve bu yaraları zamanla sararız ya da saramayız.
Farketmeden de bu yaraları nesiller boyu aktarırız.
Bu zinciri kırmak isteyenler mutlaka okumalı
Kitap dili bana çok uygun değil lakin melankoli ve depresyon severlerin seveceğine eminim.
Tezer Özlü'ye saygım sonsuz
Ama ben çok sevemedim başka eserlerine de şans vereceğim.
Hayatını ufak ufak değiştirmek ve yeni bir kimlik inşa etmek için okunması gereken kitaplardan bence zaman zaman yine okunmalı.
İnsanların alışkanlıklarını inşa etmesi ya da düzenli bir yaşama uyum sağlaması bu kadar hızlı giden bir dünyada çok zor ama kitapta ki yol gösterici faaliyetler tablolar bu nokta da çok işinize yarayacak.