Âh Üstadım, ne vardı, insanlar ya göründüğü gibi olsa yahut olduğu gibi görünselerdi.
Ehl-i irşad, ahkâm-ı Kur'aniyeyi tebliğ hususunda müşkülat çekmeyecek ve inkâr edilmeyecekti.
Benim gibi henüz kendini ıslah edemeyenler de bazı budalaların ruhlarında safiyet ve hüsn-ü insaniyet aramaya çalışmayacaktı.
Yaratılışta kardeş, dünyada eşit ve eş olduğunu bilen insanların dünyasıydı Islâmiyet. Kendi nefisleri için istediklerini ta yürekten başkaları için de isteyenlerin şiarıydı. Uzak iken yakın ve eş olanlar, birbirleriyle kardeş olanlar. Hakkı, doğruyu, güzeli yaymada ölümü göze alanlar, birbirlerine yalnızca Allah için yaklaşan, kaynaşan ve birleşenler... İyilikte yarışanlar, yarış içinde örnek hayatlar sürenler, birbirleri yerine ağlayanlar...
Ebû Eyyûb'un hadisle naklettiğine göre, "Birbirlerini Allah rızası için sevenler, (kıyamet gününde) Arş'ın etrafında yakuttan tahtlar üzerinde olacaklar."dı