Ebru Kırılmaz

7/10
·120 syf.··
2022 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2022 17:16
Bilim kurgu romanları/filmleri her zaman dikkatimi çekmiştir. Okurken/izlerken zamanımı "kaliteli" geçirdiğim zannına kapılma sebebim, düşündürmesindendir. Birçok duyguyu aynı anda hissederim: Keyif, merak, korku, endişe.. Bu kitap da bana böyle kombo hisler yaşattı. Kitabın hikayesinden kısaca bahsedip detaylara yer vereceğim: *spoiler* Kitap bir mucidin zamanda yolculuk etmek için zaman makinesi üretip denemeye koyulmasını ve bu esnada yaşadığı maceralarını anlatıyor. Bugünlerde sıradan bir kurgu gibi görünen bu içeriğin bir zamanlar (1895 yılında) oldukça ilginç bulunduğuna eminim. Yazar yedi yüz iki bin yedi yüz bir yılını bakın hangi özellikleriyle anlatıyor: - Anlaşılan, tek ailelik evler, dahası olasılıkla ailenin kendisi bile ortadan kalkmıştı. Yeşilliğin ortasında tek tük saray benzeri yapılar vardı, ama bizim İngiltere kırsalına özgü konutlar ve kır evlerinden eser yoktu. 'Komünizm,' diye geçirdim içimden. (32. sf) - Bu insanların huzurlu ve güvenli bir hayat sürdüklerini görünce, cinsiyetler arasındaki bu yakın benzerliğin beklenmedik bir şey olmadığını düşündüm; çünkü erkeğin gücü ile kadının uysallığı, aile kurumu ve kadın ve erkek mesleklerinin farklılığı, bedensel güç çağının baskıcı zorunluluklarından başka bir şey değildir. Nüfusun dengeli ve verimli olduğu bir yerde çok fazla çocuk doğurmak Devlet'e iyilikten çok kötülük olur: Şiddetin ender görüldüğü ve çocukların güvende olduğu bir yerde verimli bir aileye daha az gerek vardır -aslında hiç gerek yoktur- ve cinsiyetlerin çocuklarının gereksinimleri konusunda uzmanlaşmaları ortadan kalkar. (32) - Hiçbir yer çitlerle çevrilmemişti, ne mülkiyet haklarını gösteren bir tabela vardı, ne de tarım yapıldığına ilişkin bir belirti; tekmil yeryüzü bir bahçeye dönüşmüştü. (34) - Birleşmiş insanlık
Zaman MakinesiH. G. Wells · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202437,1bin okunma
Reklam
10/10
·184 syf.··
2022 4. kitabı
HİÇBİR ÇOCUK İLGİ, ŞEFKAT VE MERHAMETE BU KADAR AÇ BIRAKILMAMALI ! Spoiler* Zezé ailesinin ve mahallesinin en haylaz ve dur durak bilmeyen çocuğudur. Yaptıklarıyla herkesi kızdırır ve ne yazık ki bu sebeple her gün ve bazen günde iki üç posta dayak yer. Kimi zaman yediği dayaklar sonucu yüzü gözü öyle şişer ki insan içine çıkamaz hale gelir. Bu durumu şöyle anlatır: "Kimse beni sevmediğinden herkes bana vurmak için bahane arıyor." (109) Tek istediği ilgidir aslında: "Konuşulanları duydukça mest oluyor, yaramın sızlamasını bile unutuyordum. Hakkımda konuşulmasına bayılıyordum." (111) Okumayı kendi kendine söktüğü için ne kadar zeki bir çocuk olduğunu gösterir. Esasında bizdeki tabirle "zekâsından yerinde duramıyor"dur ama kimse bunun farkında değildir. Çünkü şeytanın onun kulağına yaramazlık yapması için fısıldadığını düşünmek daha kolaydır.. Taa ki okula başlayana kadar bu böyle devam eder. Okula başlayınca öğretmeninden biraz sevgi, şefkat ve merhamet gören Zezé değişmeye başlar: "Glória, okula giderken içimdeki şeytanı çekmeceye kapattığımı ve başka bir çocuğa dönüştüğümü söylüyordu." (73) Çünkü öğretmeni onun içindeki hassas yönünü görüp ortaya çıkarır: "En dokunaklı olansa öğretmenim Dona Cecília Paim'in haliydi. Benim sokaktaki en muzip çocuk olduğumu ne kadar söyleseler de inanmıyordu. Tıpkı küfür dağarcağımın herkesinkinden geniş olduğuna inanmadığı gibi. Aynı şey muzırlıkta bütün çocukları geride bırakmam için de geçerliydi. Buna asla inanmıyordu. Okuldayken bir melekten farksızdım. Bir kez olsun azar işitmemiş, okulun o güne kadarki en ufak tefek öğrencilerinden biri olduğum için bütün öğretmenlerin sevgilisi haline gelmiştim." (106) Öğretmeni Zezé'ye asla "şeytanlık" gibi ağır bir ifadeyi yapıştırmaz. O iğrenç etiketi çocuk masumiyetiyle birleştirmez.
Psikoloji
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275bin okunma
10/10
·248 syf.··
2022 3. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2022 22:48
M Ü K E M M E L !! Kesinlikle her Müslüman bireyin okuması gereken bir kitap! Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in "Dilini tutan kurtuldu" hadis-i şerifinin şerhi olmuş âdeta. "Dilin afetleriyle ilgili anlattıklarımızı iyi düşünen kimse, dilinu başıboş bıraktığı zaman selamette kalamayacağını çok iyi bilir. O zaman Allah Resûlü'nün "Susan kurtulmuştur" sözünün sırrını anlar." (Sf. 244) Ahh.. Ne çok kelimeyi pervasızca konuşuyoruz, enine boyuna düşünmeden, sağa mı yazılacak sola mı kaygısı gütmeden.. Allah hepimizi dilin afetlerinden, dilimiz yüzünden cehenneme atılmaktan korusun, âmin.
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201416,8bin okunma
10/10
·192 syf.··
2021 2. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2021 16:00
Bu kitabı okurken: çocukluğumla yüzleşmek, sınırlarımın ihlal edildiğini, varlığımın hiçe sayıldığını görmek, canımı çok ama çok yaktı. Yinede mutluyum! Çünkü yapılan hataları gördüm. Ve bunları çocuğuma aktarmamak için neler yapmam ve yapmamam gerektiğini öğrendim. "Aktarılan annelik"ten sıyrılma fırsatı verdiği için Rabbime sonsuz şükürler olsun. Kitabı okurken zaruret dolayısıyla ebeveynlerimin yanında kalıyor olmam, bende depreşen bir öç alma isteği oluşturdu.. Yüce Kitabında "Ana babaya öf bile demeyin" buyuran Rabbim affetsin.. Bundan ötürü, okurken ebeveynlerinizle bi süre görüşmemenizi tavsiye ederim. Çocukluğunu iyileştirmeye hazır olanlar buraya buyursun. Not: Çok sancılı bir süreç ve ardından gelen huzur, sizi bekliyor.
Psikoloji
İyileşen Çocukluğum İyileşen AnneliğimHatice Kübra Tongar · Hayy Kitap · 20201,559 okunma
8/10
·256 syf.··
2020 3. kitabı
·
83 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2020 16:27
Bu kitabı okurken yaşadıklarımı anlatan notlarım: Bitmeyen geçmişe yolculuk serüveni gibisin âdeta. Unutulmaya çalışanın üstüne üstüne itip yüzleştiren, yüzleşirken kalbimi yoran, aynı zamanda Allah'ın izniyle iyileştiren bir kitapsın sen. Neyi neden yaptığımı anlamlandıran, geçmişimde yalnız olmadığımı (hata yaparken tek başıma olmadığımı, hataya iten ellerin olduğunu) hatırlatansın. İyiki yazılmışsın da iyiki karşıma çıkarılmışsın. Allah'a şükürler olsun. Geçmişime acı bir pişmanlık ve üzüntüyle bakmaktan, bu kitap vesilesiyle, kurtaran Allah'a hamdolsun. Okurken sarsılıyorum. Sarsılıp yeniden ve yeniden kendime geliyorum, kendime dönüyorum. "Kim olmadığımı" hatırlıyorum.. Bu kitabı okudukça çocukluğumla, ilk gençlik yıllarımla barışıyorum. Ve bu öyle güzel hissettiriyor ki, kitabı bu barışmanın bende bıraktığı güzel etkiyi hissetmek için her gün her gün okumak istiyorum. O hazzı her gün yeniden tatmak, bir kere daha kendimi affetmek için can atıyorum Okurken sık sık yaşadığım "Bu durum bana bir ilişkimi ya da anımı hatırlatıyor" hissi sonucu o ilişki ya da anıyı bulup nedenini adlandırma/anlamlandırma ve sonra o andan/anıdan sıyrılmanın verdiği rahatlık.. Tek kelimeyle müthiş. Nasıl bir kitap diye soranlara; işte böyle bir kitap bu kitap.. Okuyun, okuyun ve kendinizi tamir edin.
Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin ÇocuklarıLindsay C. Gibson · Sola Unitas · 20192,368 okunma
Reklam