Ahmet KARAAĞAÇ

Hakiki mütefekkir; müstakildir, kendine hastır. Onun mevzisi hakikattir. Vazgeçmeyeceği terk etmeyeceği tek cephe burasıdır. O hikmete yaslanır. İdeolojisi varsa, bu ancak hakikat olabilir. Hakikat dışında hiçbir güce yaslanmadan var olmak. Zira siyasi otoriteler ve muhalefetler konjöktüre göre değişir. Bugün doğru görünen yarın anlamımını yitirebilir.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir ulu çınarsın ki kırılır, eğilmezsin; ölür inlemezsin. Kanınla çorak kumlukları sularken ekmeğini alnının terine batırır yer, yine düşman karşısına yaralarınla beraber her yerde bir istihkam gibi çıkarsın… Sen zalim heybetinle bir mazlumsun; ninenin, atanın bucağında bir garip; ananın kucağında bir yetimsin
Boyuna tabi olmayan insanı tarif edersiniz. Bir de tabiî insanı etsenize! Kim bilir meydana nasıl bir tip çıkar? Vahşilerin putları gibi bir şey. İnsan şeklinde bir odun. Hafızası, hayali, teessürü yok. İttiğin zaman gidiyor, bırakınca duruyor. Bu mu tabi adam
Mevlana Hazretleri bu babda şöyle der: “Para vermek cömer olana layıktır. Aşığın sehaveti ise can vermektir. Allah yolunda ekmek verirsen sana ekmek, can verecek olursan sana can verirler.”
“Ben”den geçen Hakk’a bende olur. “Ben”den geçemeyen benliğine bende olur.