karanfillersolduğunda

karanfillersolduğunda
@Ahu_Triyaki
"En üst noktaya geldiğimizde ne olacak, biliyor musun?" Yerde karınca misali küçülen insanlara göz ucuyla baktıktan sonra Ceyhun'a döndüm. "Ne olacak?" "Seni her gördüğümde kalbimin ritminin nasıl yükseldiğini anlamış olacaksın." "Demek sende Kamikaze etkisi yaratıyorum," diye sırıttım oyuncak durduğunda. Görevli gelip teker teker kilitleri açmaya başladı, nefes nefeseydik. Ceyhun bana bir an bile dokunmadan duramıyormuş gibi uzandı ve sıcak dudaklarını yanağıma dokundurup geri çekildi. "Art arda üç defa binip uyuşmuşum gibi bir his, hem de."
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Alper'in dudaklarında biraz alaycı, biraz mutsuz bir gülümseme oluştu. "Yaşananlar ve yaşanması gerekenler asla aynı olmuyor," dedi. Ardından başını göğsüne yaşlamış olan Gökçe'ye baktı. "Sen, aslında her şeyin en iyisini yaşamalıydın." ****** Alper, bahçede birkaç adım attı. Çevresindeki herkes koşuştururken o öylece durdu ve yağmur damlalarını hissetti. Bir yerde duymuştu: Eğer iyi biri ölüme kavuşuyorsa o şehir yas tutar ve ağlar. İstanbul, bu gece Gökçe için ağlıyordu. Alper, gökyüzüne baktı ve İstanbul'la beraber ağladı.
"Kendi kırıklığını gördüğün için daha fazla kırmakta veya kırılmakta bir sakınca görmüyorsun. Kendine camları kırık bir araba gibi davranıyorsun, doğru olan daha fazla zarar verilmesiymiş gibi." "Yine de bu camların kırık olduğu gerçeğini değiştirmiyor." Bana umutsuz bir şekilde baktı. "Tamir edilebilir." "Bazı şeyler edilmez. Bazı hasarların geri dönüşü yoktur."
Sayfa 50·Kitabı okudu
Bronz VI
"Bir tohum. İki kötülük. Biri doğdu, biri öldü. Biri büyüdü, biri hiç büyütülmedi. Onların tohumları el bebek, gül bebek değildi. El bebek, öl bebekti."
Sayfa 16