Gurbet hissi hep babamla birlikte olduğu için yıllardan beri yaşadığı mahalleye bile "sizin mahalle" derdi (ve bu benim canımı sıkardı, çünkü ben bizim mahallenin aynı zamanda babamın da mahallesi olmasını isterdim.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Anam sık sık "kimin alnına ne yazılmışsa o olur" derdi. Anam bu sözleri söylediğinde ben "acaba benim alnıma ne yazılmıştır, ben kim olacağım, ne kadar yaşayacağım, gerçekten ben de baba olacak mıyım, benim de çocuklarım olacak mı, zaman gelecek benim de saçlarım ağaracak mı?" diye düşünürdüm.
Her adamın arada bir gökyüzüyle başbaşa kalması gerek, göğe bakması gerek... İşte şu yıldızlara bakmalı, şu aya bakmalı... O zaman kendinin ne kadar küçük olduğunu anlar. O zaman başkalarının da ne kadar küçük olduğunu bilir...
En çok babama benzemeyi istiyordum, çünkü babamın garip olmasını istemiyordum. Çünkü bana, anamdan çok babama benzersem, babama âh çektiren o garipliği biraz azaltmış olacağım gibi geliyordu.
Ben önceleri bu sohbetlere kulak verince, Fethullah Hatem şairleri hakiki manada, yani pazarda bir kilo incir gibi, yahut dükkânda ceket gibi, ayakkabı gibi satıyor zannederdim.