Aida

Aida
Aynı göklerde uçarlar, ama karganın dünyası başka, kartalın dünyası başka... Kitabsız bir ömrün nə mənası var?
SDU Azərbaycan dili və ədəbiyyatı İstanbul Üniversitesi İşletme fakültesi
Mersin/Evli
Azerbaycan, 21 Ocak 1983
329 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kabir taşları üstünde hiçbir vakit manasız söz olmuyor, en sıradan bir söz, en ilkel bir düşünce bile kabir taşları üzerinde anlam kazanıyor, dünyanın en tesirli sözü ve fikri oluyor. Çünkü mezarlıklar dünyanın en anlamlı yerleridir.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Sen benim hayatımdın." İki yıldan fazla zamandır, mezarlıktan dönerken yalnızca bu sözlerin yazılı olduğu adsız ve şekilsiz bir kabir taşının yanından geçerdim. Her defasında da bu sıradan sözler, bu alelâde cümle beni heyecanlandırırdı, yüreğimde bir huzursuzluk ve aynı zamanda da bir yakınlık doğururdu.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Alıntı
4/10
·500 syf.··
2026 15. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 00:07
Faustvari bir eser yazılmaya çalışılmış, ancak ortaya çıkan şey ne yazık ki derinlikten tamamen yoksun, içi boş bir metinden ibaret. YouTube’da Rus okurların abartılı övgüleriyle dikkatimi çeken bu kitap, daha ilk sayfalarda hayal kırıklığına dönüştü. Bunun en büyük sebebi ise rezalet düzeydeki tercüme. (Aniden, "Neden Mavis Clare'in kitaplarını okumuyorsun?" diye sordum. "Bana ona hayran olduğunu söylemiştin." "Öyle yapıyorum, -çok büyük!" diye cevapladı, - "Ona hayranım ve ona hayret ediyorum, ikisini bir arada. s 316) Metin, sanki alelacele bir çeviri programına verilmiş ve hiçbir editoryal denetimden geçmeden basılmış. Bu, doğrudan okura saygısızlıktır. Ancak mesele yalnızca çeviri değil; kitabın kendisi de en az onun kadar sorunlu. Gotik bir roman beklentisiyle başladığım eser, kısa sürede sıkıcı sosyete sohbetlerinin ve yapay diyalogların içinde kayboluyor. Faust ve Usta ile Margarita gibi eserlerin sunduğu o derinlik, felsefi ağırlık ve edebi tat burada tamamen yok. "Ve böylece tekrar söylüyorum-Şeytan'ın acıları! Sonsuzluğun kendisi kadar ölçülemez acılar, bir düşünün! Cenneť ten dışlanmak!-sonsuz çağlar boyunca, bir zamanlar tanıdığı ve sevdiği meleklerin uzak seslerini duymak!-karanlık çöllerinde bir gezgin olmak ve eskiden varlığı için hava ve besin olan göksel ışığı özlemek ve İnsan'ın deliliğinin, İnsan'ın mutlak bencilliğinin, İnsan'ın zalimliğinin onu böyle sürgünde, af ve barıştan dışlanmış bir şekilde tuttuğunu bilmek! (s 451) Yazarın metne serpiştirdiği “Şeytan’ın acıları” "Şeytanın kaygıları" teması ise yüzeysel bir gösterişten öteye geçemiyor. Lucio karakterinin aslında Lucifer olduğu baştan itibaren apaçık ortadayken, bunun sözde bir gizem gibi sunulması oldukça zorlama duruyor. Romanın sonlarına doğru yapılan açıklamalar ise ne şaşırtıcı ne de
Şeytanın AcılarıMarie Corelli · Sarmal Kitabevi · 20256 okunma

Aida

, bir kitap okudu
4/10
·500 syf.··
25 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 00:07
·
2026 15. kitabı
Marie Corelli
7/10 · 6 okunma
Kurtarılmıştım, dünyada bir yaşam şansı daha verilmişti ve nedenini biliyordum! Şimdi beni meşgul eden tek kaygı boşa harcanan zamanımı geri kazanmak ve bugüne kadar hiçbir şey yapmadığım yerde aktif iyilik yapmaktı!
Sayfa 489·Kitabı okudu
Alıntı