1973 yılında ünlü "Rosenhan deneyi" yayımlanmıştır. Bu deneyde sağlıklı insanlar, kendilerini hasta göstererek hastaneye yatmış ve doktorlar tarafından bu insanlara "şizofren" tanısı konmuştur (Rosenhan 1973). Deneyin sonuçları, psikiyatristlerin gerçek deliliği ve akıl hastalıklanını belirleyebilme yetilerinin ve psikiyatrik tanıların amaç ve geçerliliklerinin yeniden sorgulanmasına neden olmuştur.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bazı psikiyatrik ilaçları kullanıp da bırakanlar da hastalığın yeniden ortaya çıkma olasılığının, hasta olup da hiç ilaca başlamayanlardan daha yüksek olduğunu gösteren deliller bulunmaktadır.
Insülin,diyabet hastalığına yol açtığı bilinen glikoz ayarlarındaki bozulmaların düzenlenmesine yardımcı olmaktadır. Diyabet hastalığının gerçek biyolojik nedeni olan pankreasın yetersiz çalışmasını değil,bunun sonucu olarak ortaya çıkan ve hastalığın görünen belirtilerine yol açan insülin yetersizliğini hedeflemektedir.
Çok tehlikeli ya da nahoş olmadığı sürece ilaçların yol açtığı bütün diğer etkiler,"yan etki" olarak gözardı edilmektedir. Hayvan deneyleri de benzer şekilde ,hastalıkların hayvan modelleri oluşturulduktan sonra bu modellerde insanlarda psikiyatrik belirtilere eşdeğer olduğu varsayılan davranışlar ölçülerek yapılmaktadır.
...yakın zamanlarda söz alan yorumcular ise , bu ilaçların psikotik belirtilerin özgül temellerini hedeflediklerini,ancak hastalığın nedenlerini hedeflemediklerini ileri sürmektedir. Örneğin,antipsikotiklerin,akut psikoz belirtilerine yol açtığı düşünülen dopamin dengesizliğini düzelttiği ancak bu dengesizliği ortaya çıkaran nedenleri etkilemediği düşünülmektedir .