Annesinin o son günlerinde Lucia, ölümün bir son olmadığını, hayatın yok olması anlamına gelmediğini, insanı alıp başka bir boyuta götüren serin ve ışıkla dolu bir okyanus dalgası olduğunu anlamıştı. Lena sağlam topraktan kopmakta, kendini o dalgaya bırakmaktaydı, hayattan demir almış, yer çekiminden kurtulmuş, hafiflemiş, akıntıya kapılmış yarı saydam bir balık gibiydi. Lucia gerçekleşmek üzere olan şeye karşı mücadele etmeyi bırakıp gevşemişti. Annesinin yanına oturmuş, bilinçli bir şekilde ağır ağır nefes alıyordu, içini derin bir huzur, onunla birlikte çekip gitme, o okyanusun içinde sürüklenip yok olma arzusu kaplamıştı. İlk kez olarak kendi ruhunu ta içinden yükselen ve onu hayatta tutan akkor hâlinde bir ışık olarak hissediyordu, hayatın zorlukları karşısında etkilenmeyen sonsuz bir ışıktı bu. İçinin derinliklerinde kesin bir dinginlik keşfetmişti. Yapılacak hiçbir şey yoktu, yalnızca beklemek gerekiyordu. Ve dünyanın gürültülerini susturmak. Annesinin böylelikle ölümün yakınlığını hissettiğini anlamış ve işte o zaman onun tükenmekte ve tıpkı bir mum gibi sönmekte olduğunu gördükçe içini kaplamış olan korku yok olmuştu.
Ömer F. Oyal'ın "Gemide Yer Yok" adlı romanında dediği gibi, geçmişin geleceği bir bebek gibi kucağında büyütebileceğini sanıyoruz. Peki ya mazi, atinin her an kapı önüne koyabileceği bir piçse? Hoş, geçmişin de illa bize çok iyi davrandığı söylenemez ama kimse yarının dünden kötü olacağını düşünmek istemez. Düşünmek durumunda kalmamak için de çeşitli numaralara başvurur. Fal ve büyü bunlardan ikisi.
Peki, bu deus ex machina'nın gelişini bize kim haber verecek? Tabii ki falcılar. Bu açıdan bakıldığında falı bir terapi olarak görmek de mümkün. Sisteme ve dolayısıyla kendimize inancımızı tazeliyor. Geleceğin güzel günlere gebe olduğunu, çözüm kalmadığı zaman çıkışı en sonunda yakalayacağımızı, bize söz verildiği gibi her şeyin güzel olacağını duymak içimizi umutla dolduruyor; amaçsız ve bazen de kimsesiz yaşayan biz mutsuz bireylerin hormonlarını manipüle ediyor. Hiç olumsuz haber vermemeleri falcıların da durumun pekâlâ farkında olduklarını gösteriyor. Mesela siz hiç "Yarın öleceksin," "Batacaksın," "Boynuzlanıyorsun," "Çocuğunu işçi bulma kurumuna şimdiden yazdır" diyen bir falcıya rastladınız mı? Böyle biri vardıysa da kısa sürede dükkânı kapamak zorunda kalmış olsa gerek ki kendisinden haber alınamadı.
Sayfa 283 - Deus ex machina: Yazarın üretebileceği bir hikayenin düğümünü aniden çözen ve böylece mutlu sonu garanti eden şey. Mesela her şeyin bir rüya olduğunun ortaya çıkması ya da Tanrıların müdahale edip bir anda her şeyi tersine çevirmesi.·Kitabı okudu