TROYALI

TROYALI
@Albertcms
Bu kadar ruh hastasının olduğu ortamda sağlığıni korumaya çalışan maceracı Don Kişot
Bir gemici tanırım Kalbini bir limanda bırakmış Ya kaybolursa? Ağlar çocukluğundaki gibi Kalbini almaya gidecek hâlâ Bir oğlan tanırım Derin yeşil gözlü Gönlü güney denizlerinin dibi Kalbi ise yerinde Birine vermeye gidecek Bir gemi arar durur Bulutlardan.
Sayfa 24
Edebiyat
Ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında yekpare, geniş bir anın parçalanmaz akışında
Adam yaşama sevinci içinde Masaya anahtarlarını koydu Bakır kâseye çiçekleri koydu Sütünü yumurtasını koydu Pencereden gelen ışığı koydu Bisiklet sesini çıkrık sesini Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu Adam masaya Aklında olup bitenleri koydu Ne yapmak istiyordu hayatta İşte onu koydu Kimi seviyordu kimi sevmiyordu Adam masaya onları da koydu Üç kere üç dokuz ederdi Adam koydu masaya dokuzu Pencere yanındaydı gökyüzü yanında Uzandı masaya sonsuzu koydu Bir bira içmek istiyordu kaç gündür Masaya biranın dökülüşünü koydu Uykusunu koydu uyanıklığını koydu Tokluğunu açlığını koydu. Masa da masaymış ha Bana mısın demedi bu kadar yüke Bir iki sallandı durdu Adam ha babam koyuyordu.
Şiir
Mey biter saki kalır Her renk gider saki kalır İlim insanin cehlini alsa da Eşeklik baki kalır
Sımsıcak konuşurdun konuşunca Irmak gibi, rüzgâr gibi konuşurdun Yayla kokuşlu çiçekler açardı, çiğdemler, mor menevşeler açardı. Hâlâ koynumda resmin.