Gözyaşları ile tamamladım, yaşama ve bireylere, özellikle farklı bireylere karşı farklı bakışlar sunan bu romanı. Yeniden doğduğumu hissederek başlayan gecenin sabahında ölümle burun buruna gelmiş gibi yakın hissediyorum ölüme kendimi. Bir anda ölmek mümkünken, yaşadığında, yaşarken sev-anla her şeyi ve herkesi. Huzur içinde olsun ölümün...
İlk bölümde bolca felsefi kavram bulunmakta ve bu kavramlara çok fazla hakim olmayan birisinin bu kısımlarda küçük araştırmalar yaparak ilerlemesi, romandan alınan verimin biraz daha artmasına yarayacaktır. Romanın ilerleyen bölümlerinde daha akıcı bir anlatım bizi bekliyor. Bütün roman boyunca iki ayrı bilinçten aktarılan parçalar okuyoruz. İki ayrı günlük gibi düşünülebilir. Bunun anlatımı sekteye uğratan bir durum olduğunu düşünmüyorum. Bazı yerlerde anlaşılması biraz çaba gerektirecek söylemlere yer verilse de romanın çoğunlukla anlaşılır bir anlatımla seyrettiğini söyleyebilirim.
Bolca felsefi terimin ve eskimiş sözcüklerin kullanıldığı, bazı yerlerinde durup düşündürmeye hevesli ve kültürel, sanatsal öğelere de sıkça yer verilen bir roman okumak isteyenlere özellikle tavsiye etmekle birlikte, bu romanı, okumaya ve düşünmeye meraklı herkese tavsiye ederim.