Alışılmışın dışında bir üsluba sahip olan tutunamayanlar..
Öncelikle kitapta pek fazla olay örgüsünün olmaması daha çok karakterlerin düşüncelerinin kaleme alınması kitabı başlarda sıkıcı ve karmaşık bir yapıya sürüklesede ilk 200 sayfadan sonra kitabın karakterlerini (Selim Işık, Turgut Özben, Süleyman Kargı vb.) özümsediğiniz için kitabı elinizden bırakmak istemeyeceksiniz. Olay Selim Işık'ın başından geçer fakat Turgut Özben anlatır. Olay Turgut Özben'in yakın arkadaşı olan Selim Işık'ın intihar etmesi ile başlar fakat Turgut Özben intihar olduğuna inanmak istemez daha doğrusu en yakın arkadaşına bu şekilde ölümü yakıştıramaz ve olayı araştırmaya başlar. -Bu arada psikolojisi bozulmaya başlamıştır. Selimle konuşur, dertleşir, fikirlerini alır.- Araştırmaya Selim'in geçmişinden kişiler ile görüşmeye başlar ve Selim'in herkese farklı bir yönünü gösterdiğini fark eder ve her seferinde farklı başka bir Selim ile karşılaşır; Aşık Selim, Sarhoş Selim ama sonuç değişmemiştir işte Selim Işık tutunamamıştır, Turgut Özben ise bütün çabasına rağmen tutunmayı başaramamıştır..
Kitabı okurken insan ilişkilerinin yapaylıklarını, saçmalıklarını, insanın kendini kandırışlarını, etrafınız kalabalıkken bile yaşadığınız o yalnızlığı düşünüyorsunuz..
Belki de sizde bir disconnectus erectussunuzdur? Ne dersiniz?
İncelememe sevdiğim bir alıntı ile son vereyim.
"Ne yazık onlara ki kendilerine açılan saf bir kalbi zaaflarından istifade edilecek, istismar edilecek bir akılsız sayarlar."