Hayata, kendimize, başkalarına inanmak gerçekçiligin sağlam zeminine dayanmalıdır; yani kötülüğü olduğu yerde görebilme, sadece aşikâr olduğu zaman değil; türlü çeşit kılıflara ve ussallaştırmalara büründüğü zaman da hileyi, yıkımı ve bencilliği görebilme yetisine dayanmalıdır.
Tekrar söylüyorum, ben tam da hiçbir şey yapmıyor olmam bakımından senden farklıyım.
Senin aralıksız ortaya koyduğun çabayı ben göstermiyorum. Sen kendini hayata bağlı tutuyorsun, bense hayattan kopuğum. Her şeye karşı kayıtsızım, uyumak kayıtsızlığa dalmaktır.
“Bazen kafanızda belli belirsiz bir düşünce ya da silik ve karanlık bir hayal belirir. Bir de bakarsınız ki elinizdeki kitapta bütün bunlar en ince ayrıntısına kadar anlatılmıştır.”